Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
 

+-

Gönderen Havacılık tarihimiz  (Okunma sayısı 6932 defa)

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #45 : 13 Şubat 2020, 10:11:44 »
Bu gemi ve balonu çıkartma boyunca başımıza bela olacak ve cephede kayıp vermemize neden olacaktır, uçaklarımız pek çok sefer balona saldırsa da uçaklarımız geldiğinde balonu indirip diğer gemilerin koruması altına girecek şekilde yer değiştirerek kurtulacaktır. Almanların U21 denizaltısı Çanakkale önlerine geldiğinde en önem verilen hedefleri HMS Ark Royal uçak gemisi ve SS Manica balon gemisi olmuşsa da atılan torpiller ile bunların batırılması mümkün olmadı.

Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177070#msg177070

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #46 : 14 Şubat 2020, 08:27:05 »
Çıkartma öncesindeki askeri yönetime bakacak olursak Çanakkale boğazında bulunan top bataryalarımız ve bunları koruyan birlikler Müstahkem Mevki Komutanlığına bağlıydılar, buna karşılık yeni kurulan 5. Ordu ise çıkartmaya karşı savunma yapmaktan sorumluydu. Üç uçağa sahip olan 1. Tayyare Bölüğü Müstahkem Mevki Komutanlığına bağlı iken 5. Ordu Komutanı Liman Paşa'nın istekte bulunmasına karşılık henüz hiç uçağı yoktu. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal çıkartmanın Kabatepe, Seddülbahir bölgesinde olacağını düşünürken Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa ve 5. Ordu Komutanı Liman Paşa çıkartmanın Anadolu yakasına gerçekleştireleceği düşüncesindeydi.

23 Nisan 1915 günü beş uçaklık düşman filosu Eceabat (Maydos) kasabasına öncekiler ile karşılaştırılamayacak ağır bir bombardıman gerçekleştirirken uçakların koordine ettiği gemi atışları sonrası kasaba enkaz haline geldi. Pilot Garber yönetimindeki bizim uçağımızın Mondoros limanına yaptığı keşif sonrası rasıt Yzb. Hüseyin Sedat Bey tarafından verilen raporda limanda 26 tane müttefik nakliye gemisi ile büyük mavna toplulukları, ayrıca adada büyük ordugâhlı çadırlar olduğu belirtiliyordu.  Aynı pilot ve rasıt 25 Nisan 1915 sabahı yaptığı üç saate yakın keşif uçuşu sonrası Saros körfezine doğru giden 45 gemi sayarken Anadolu tarafında Beşige bölgesine doğru giden gemilerde olduğu görüldü.  Ancak raporların Müstahkem Mevki Komutanlığına verilmesi nedeni ile değerlendirmeler yapılana kadar çıkartma başladığından,  havaya da düşman uçakları hakim olduğu için başka çalışma yapılamadı.

Manica gemisinden havalanan balon çıkartmanın yapıldığı  25 Nisan 1915 günü 8 saat 44 dakika boyunca havada kalarak rekor kırdı, Arıburnunda toplanan birliklerimiz balondan takip edilerek HMS Queen Elizabeth zırhlısına bildirildi ve atış koordinasyonu gerçekleştirdi. HMS Prince George gemisi ise uçaklar ile koordine bombardıman yaparak birliklerimize ağır kayıplar verdirdi.

Bizim çalışır durumda tek uçağımız bulunduğu için keşif uçuşlarımız ancak 27 Nisan 1915 tarihinde başlarken, 30 Nisan 1915 tarihinde Manica gemisinin balonuna 8 bomba atılmasına karşılık küçük bombalarımız balona bir zarar veremedi, ancak gemi balonu toplayarak bölgeden uzaklaştı.





Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177073#msg177073

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #47 : 15 Şubat 2020, 08:04:37 »
Çok güçlü olmayan Rus İmparatorluğu Karadeniz donanması Yavuz gibi güçlü ve hızlı bir gemimiz olduğu için İstanbul'a saldırmaktan çekinse de 28 Mart, 25 Nisan ve 2 Mayıs 1915 tarihlerinde Boğaz önlerine gelerek boğaz girişini topa tutmuş aynı zamanda Rus İmparatorluğunun uçak gemilerinden indirilen deniz uçaklarıda Boğaz girişinde bulunan Rumeli Feneri, Riva ve Elmastepe'ye bombalar atmışlardı.

İngiliz saldırılarının olduğu Irak cephesinde, bizim saldırdığımız Kafkas cephesinde ve Süveyş Kanalı cephesinde düşmanlarımız uçaklar ve balonlar gibi her türlü hava unsurlarını kullanırlarken 1915 yılı başlarında bu cephelere gönderilebilecek uçağımız yoktu. Az sayıda olan uçaklarımızın hepsi başkent İstanbul'u koruyabilmek amacı ile kullanılıyordu. Savaş süresince propaganda amacı ile yayınlanan "Harb Mecmuası" adlı dergi diğer cephelerde düşman uçaklarına karşı yapılan hava savunmamıza vurgu yapmaya çalışıyordu.


Çanakkale'ye yapılan 25 Nisan 1915 kara çıkartması sırasında uçakların keşif imkanlarından yararlanamayan Otto Liman von Sanders Paşa İstanbul'dan Hava gücümüzün kumandanı pozisyonunda olan Yzb. Erich Serno'yu çağırdı ve daha iyi bir koordinasyon için neler yapılabileceği konusunda görüşmeler yaptı, kısa bir süre sonra Mayıs ayı sonlarına doğru 1. Tayyare Bölüğü Liman Paşa komutasındaki 5. Ordu emrine verildi.


Otto Liman von Sanders Paşa hava alanında



Harb dergisinden Irak cephesinde ele geçirilen bir uçak ve İngiliz pilotlarının fotoğrafı


Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177084#msg177084
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2020, 08:09:02 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #48 : 16 Şubat 2020, 09:39:25 »
Birinci Dünya Savaşı başlarında Almanya batısında İngiliz ve Fransız güçleri ile doğusunda Rus güçleri arasında sıkıştığı için tarafsız kalmaya çalışan Osmanlı İmparatorluğumuzu savaşa girmeye özendirerek düşmanlarının güçlerinin bölünmesini sağlamıştı. Hava unsurlarının önemi daha savaşın başlarında ortaya çıktı, ancak ilk dönemlerde havacılık teknolojileri daha tam gelişmediği için uçak ve pilot kayıpları çok oluyordu.

Almanya boğazların düşmesi halinde İngiliz ve Fransızların denizden Rus İmparatorluğunu kolayca destekleyebileceği korkusu ile Osmanlı İmparatorluğunu havacılık alanında elinden geldiğince desteklemeye çalıştı. Almanya kendi ihtiyacı olan pilotları zor bulduğu savaşın başlarında ülkemize uçaklar ile birlikte pilotlar da gönderdi.

Ülkemizin savunulmasında emeği geçen Alman pilotlarından birini örnek olarak anlatmak istedim.

1888 yılında Bavyera'da bir çiftlikte doğup büyüyen Ludwig Preussner'in hayali bir lokanta hatta bir otel sahibi olmaktı 1911 yılında zorunlu askerliğini bitirdikten sonra lokanta ve otellerde çalışıp deneyim kazanmak amacı ile Paris'e gitti. Paris'te çalıştığı yıllarda Louis adını kullanmaya başladı. Fransa'da bulunduğu dönemde havacılık sevdasına kapıldı, uçmayı öğrendikten sonra babasından kalan para ile bir uçak alarak havacılık alanına girdi. Birinci Dünya Savaşı başlayınca ülkesi Almanya'ya dönen Preussner orduya katıldı. Çavuş Preussner Albatros firması tarafından yapılan uçakların deneme pilotluğunu yaparken Osmanlı İmparatorluğumuz için gönüllü pilot arandığını öğrenerek başvuru yaptı. 1915 yılı başında bir Albatros uçak ile birlikte ülkemize geldi ve Teğmen rütbesine getirilerek Birinci Tayyare Bölüğü komutanı yapıldı. Çanakkale'den düşman askerlerinin çekilmeye başlaması ile 1915 sonlarında Yeşilköy Uçuş Okulunda uçuş öğretmenliği yapmaya başladı. Mayıs 1916 yılında bir öğrencisi ile uçarken geçirdiği kazada hayatını kaybetti. Ludwig Louis Preussner bugün Birinci Dünya Savaşında ülkemizde hayatını kaybeden diğer arkadaşları ile birlikte Tarabya Alman Askeri Mezarlığında yatmakta.


Çanakkale hava alanında pilot arkadaşları ile birlikte, kalpaklı olan Ludwig Preussner




Preussner Yeşilköy hava alanında, göğsünde Çanakkale kahramanlarına verilen Gelibolu yıldızı madalyası bulunuyor.
 


Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177087#msg177087
« Son Düzenleme: 16 Şubat 2020, 11:00:33 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #49 : 17 Şubat 2020, 10:36:13 »
Çanakkale Boğazına İngiliz-Fransız saldırıları daha başlamadan, Donanmamıza bağlı olan Deniz Uçuş Okulumuzun (Bahri Tayyare Mektebi)  Nieuport deniz uçakları ile,  Yzb. Fazıl Bey ve  Yzb. Savmi Bey 5 Eylül 1914 tarihinden itibaren keşif uçuşlarına başlamıştı. Ancak kısa bir süre sonra her iki uçağımız devre dışı kalınca deniz uçakları ile keşifler bitmişti.

1915 yılının Mayıs ayında Almanya'dan üç adet Gotha WD1 deniz uçağı gelince bunların iki tanesi Çanakkale cephesine gönderildi.

Çanakkale Boğazını 18 Mayıs 1915 gecesi gizlice geçerek Marmara Denizine girerek saldırılar yapan ve 25 Mayıs 1915 tarihinde İstanbul'da Tophane önünde bulunan gemilerimize saldıran İngiliz E11 denizaltısının saldırısından sonra yüz yıla yakın bir süredir saldırıya uğramamış olan İstanbul'da panik ve korku başladı. Yeşilköy sahilinde bulunan Deniz Uçuş Okulumuza ait deniz uçağı Marmara Denizinde denizaltıları gözlemek amacı ile devriye uçuşları yapmaya başladı, kolaylık sağlamak için Tekirdağ'da bir yardımcı iniş ve yakıt ikmal noktası da oluşturuldu.



Yeşilköy sahilinde bulunan Deniz Uçuş Okulumuzun Gotha WD1 deniz uçağı ve donanmamızın personeli




Aralarında dünyanın ilk siyahi pilotu Yzb. Ahmet Ali Beyde bulunan donanma pilotlarımız





Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177093#msg177093
« Son Düzenleme: 17 Şubat 2020, 10:37:57 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #50 : 18 Şubat 2020, 11:04:47 »
1915 Mayıs ayında gelen üç adet Gotha WD1 deniz uçağı ile birlikte gelen üç pilot, üç gözlemci ve 6 tamirciden oluşan ekip, uçaklardan birini Deniz Uçuş Okulunda bırakarak Çanakkale cephesine gittiler. Almanlardan oluşan ekip Tğm. Ernst Liebmann komutanlığında "Wasserfliegerabteilung" adı verilen Deniz Uçak Bölüğünü oluşturdular. Çanakkale savunmasından sorumlu olan Amiral Guido von Usedom'a doğrudan bağlı olarak çalışan bu bölük tamamen Almanlardan oluşan ilk Osmanlı hava birimi oldu.

Deniz Uçak Bölüğü daha önce donanmanın Nieuport uçaklarının kullandığı Çanakkale Nara burnunda bulunan hangarları ve yapıları büyüterek kullandı. Bölük düzenli keşifler yapmak dışında Limni Adasının Mondoros limanında bulunan düşman donamasının ve sahil yerleşimlerinin , Bozcaada'da bulunan düşman hava alanının da aralarında bulunduğu pek çok stratejik noktanın hava fotoğraflarını çekti.

Bölük uçaklarının kuyruklarında ve kanatlarında bulunan Alman Demir Haç zaman zaman askerlerimizin düşman uçağı olduğu düşüncesi ile ateş etmesi nedeni ile daha sonra üstleri kare şeklinde boyanarak kapatıldı.

Çanakkale cephesinde bir Gotha WD1 deniz uçağı kuyruk ve kanatlarda Alman demir Haç işareti



Nara Burnu hava üssünde bir Gotha WD1 deniz uçağı suda iken



Nara Burnu Hava Üssündeki uçak hangarları ve uçakları suya indirip sudan çıkarmak için yapılan kızaklar


Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177104#msg177104
« Son Düzenleme: 18 Şubat 2020, 11:06:41 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #51 : 19 Şubat 2020, 10:23:59 »
Çanakkale cephesinde savaşan tamamı Almanlardan oluşan "Wasserfliegerabteilung" adı verilen Deniz Uçak Bölüğünün kumandanı olan Ernst Liebmann 1918 yılında yayınlanan "Dardanellen-Flieger" (Çanakkale Pilotu) adını verdiği kitabında Almanya'dan İstanbul'a yolculuğu ile başlayarak Çanakkale cephesine gelişini ve cepheden anılarını anlatmış. 

Bütün biyografiler için olduğu gibi anlattıklarının doğruluk derecesini belirlenebilmesi gerekmesine karşın ne yazık ki kitabında hiçbir tarih ve hiç bir isim vermemeyi seçtiği için bunu yapabilmemize olanak yok.

Liebmann tarafından yazılan ve 1918 yılında yayınlanan Çanakkale Pilotu adlı kitabın kapağı


Kitaptan sudan havalanan Gotha fotoğrafı



Kitaptan Bozcada ve Limni adalarının keşif sırasından çekilen hava fotoğrafları


Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177106#msg177106
« Son Düzenleme: 19 Şubat 2020, 10:33:42 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı PLUS

  • Kurucu Üye
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 6018
  • Karma 10383
  • HOROSO?LU
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #52 : 20 Şubat 2020, 10:15:11 »
harika ama isim vermemiş olması yine de teğit edilebilir diye düşünüyorum sonuçta anlatılar veya kurgu üstünden kıyaslanarak.

Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177113#msg177113

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #53 : 20 Şubat 2020, 15:10:26 »
Kesinlikle yapılabilir ama kolay bir çalışma olmayacağı kesin. Anılarını  yazanlar zaten biraz olayları kendilerine doğru yontarak olayları anlatırlar, söz gelimi Vecihi Hürkuş'un Havada adlı anı kitabını okuyarak havacılık tarihimiz hakkında bilgi sahibi olmaya çalışmak son derece aldatıcı oldurdu. Hele Almanlar gibi etrafındaki diğer insanları çokda önemsemeyenlerin anılarına bakarsak bir tek onlar savaşmış sanılabilir.

İlgilenenler için Liemann'ın Dardanellen-Flieger kitabının tamamı dijital ortamda


http://idb.ub.uni-tuebingen.de/opendigi/FoXIIa2762

Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177114#msg177114
« Son Düzenleme: 20 Şubat 2020, 15:14:47 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #54 : 20 Şubat 2020, 16:27:26 »
İngilizler ve Fransızlar deniz saldırısından önce uçakları ile yaptıkları keşifler ile  mayınlarımızın tamamını bulamadıkları gibi, bolca sömürge askeri ile başladıkları Arıburnu çıkartması öncesi, askerlerimiz geceleri yer değiştirdiği için uçaklar ile yaptıkları keşifleride fazla başarılı olmadı.

4 Mayıs 1915 tarihinde Fransızların MF98T kodlu uçak filosu da Bozcada'ya geldi. Yzb. Antoine Césari komutasındaki filonun sekiz Maurice Farman XI uçağı 70 kiloluk yangın bombaları atabilen düzeneğe sahipti. Filo bu bombalar ile Fransızların bağımsızlık günü olan 14 Temmuz 1915 tarihinde hava alanımıza saldırdır. Uçaklarımız 31 Temmuz geceyarısı buna misilleme olarak bombalı bir saldırı yaptılar Fransız uçaklarından sağlam kalanlar havalanarak havada uçaklarımız ile çatıştı.

21 Mayıs 1915 tarihinde İngilizler daha da çok hava desteği için Çanakkale açıklarına HMS Ben-my-Chree adlı ikinci uçak gemisini getirdiler. HMS Ark Royal uçak gemisinden daha hızlı olan gemi altı uçak taşıyordu. Bu uçaklar gemilere karşı saldırabilmek için torpil taşıyabiliyordu. Ayrıca  HMS Ben-my-Chree uçak gemisinde korumalı hangarlar ve hızlı atış yapabilen uçaksavar topları bulunuyordu.


Yzb. Cesari 70 kg lık bomba yüklenmiş Maurice Farman XI model uçağı önünde


İngiliz HMS Ben-my-Chree uçak gemisi



Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177115#msg177115

Çevrimdışı 113-Anka

  • Tunç Filo Personeli
  • *
  • İleti: 1474
  • Karma 231
  • Mustafa Kemal ATATÜRK!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #55 : 20 Şubat 2020, 19:06:19 »
Bilgiler için teşekkürler hocam 🙂

Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177116#msg177116
         
SCRAMBLE SCRAMBLE!!

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #56 : 21 Şubat 2020, 13:55:25 »
1 Kasım 1914 tarihinde Rus İmparatorluğuna bağlı güçler Kafkas Cephesinde  saldırıya başlayınca çalışır durumda olan yedi uçağımızdan ikisi ve Birinci Dünya Savaşı başında eğitimlerini tamamlamış olan altı ordu pilotumuzdan ikisi bir gemi ile III. Ordu için gözleme ve keşif yapmak için cepheye doğru yola çıktı. Ancak bu gemi 6 Kasım 1914 gecesi Amasra önlerinde Rus gemileri tarafından batırıldı ve  ülkemiz göklerinde uçan ilk pilotumuz Yzb. Fesa Bey ve arkadaşı pilot Yzb. Salim Bey ve gemide bulunan herkes Sibirya'da bir esir kampına götürülerek orada beş yıldan uzun bir süre tutuldular.

Kısa bir süre sonra Osmanlı İmparatorluğumuzun başkenti İstanbul tehdit altına girince Kafkas Cephesine 1916 yılına kadar uçak gönderilmesi olanağı bulunamadı.

Savaş başladığında Rus İmparatorluğu elinde bir kısmı eski olan 263 adet uçak vardı ve uçak gemileri sayesinde bütün Karadenizi kontrol altında tutuyorlardı. Rus İmparatorluğu 4 Mart 1915 tarihinde havaların uygun olması ile birlikte Kafkas Cephesinde uçaklar ile gözleme ve keşif yapmaya başladı, aynı dönemde Karadeniz kıyısında bulunan bütün şehirlerimiz zaman zaman Rus uçakları tarafından saldırılara uğradı. Hava saldırılarında en önemli hedef donanmamız gemilerinin, trenlerimizin, İstanbul'un elektrik ve havagazı santrallarının kömürünü sağlayan Zonguldak ve Zonguldak-İstanbul arasında kömür taşıyan gemilerimizdi. 1916 yılı başında Karadenizde Rus İmparatorluğunun dört adet uçak gemisi bulunuyordu, bu şekilde 16 deniz uçağından oluşan bir filo Zonguldak şehrimize savaşın önemli hava saldırılarından birini gerçekleştirebildiler.

Almaz uçak gemisi 5 adet Grigorovich M-5 deniz uçağı taşıyabiliyordu.



Grigorovitch M-5 deniz uçağı


Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177125#msg177125
« Son Düzenleme: 21 Şubat 2020, 13:59:04 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #57 : 22 Şubat 2020, 14:55:17 »
Çanakkale cephesindeki 1. Tayyare Bölüğümüz Otto von Liman von Sanders Paşa komutasında olan 5. Orduya bağlanınca uçakların keşif raporlarının daha hızlı elde edilebilmesi ve hava koruması sağlanabilmesi amacı ile Liman Paşa'nın karargahına yakın Galata (şimdi Sütlüce) kasabası yakınında yapılan yeni bir hava alanına taşındı. Bu havalanına 5 Temmuz 1915 tarihinde 12 uçaklık bir filo ile İngilizler 14 Temmuz 1915 tarihinde ise Fransızlar tarafından saldırılar düzenlendi. Saldırılarda uçaklarımız zarar görse de yerlerine gelen Albatros C-1 uçaklarının arkasında uçağın gözlemcisi tarafından kullanılabilen bir makinalı tüfek bulunması bundan sonra hava alanına saldırı yapılmasını zorlaştırdı.

Kısa bir süre sonra Alman Deniz Uçak Bölüğü de yeni gelen kanatların üzerinden ateş edebilen ve 360 derece dönebilen makinalı tüfekleri bulunan silahlı Gotha WD-2 uçaklarına kavuştu.


Çanakkale-Galata Hava alanı




Albatros C-1 model uçakta gözlemci tarafından kullanılabilen makinalı tüfek bulunuyordu



Gorha WD-2 deniz uçağı kanatların üzerinden ateş edebilen makinalı tüfeği bulunuyordu




Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177135#msg177135

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #58 : 23 Şubat 2020, 12:08:43 »
Çanakkale cephesinde uçaklarımız kendilerini daha önce ancak pilot ve gözlemcinin beylik tabancaları, ara sırada gözlemcinin yanına aldığı filinta tüfekle koruyabiliyorken, yeni gelen Albatros C-1 uçaklarımızda artık bizimde makinalı tüfeklerimiz olduğu için göklerimizde hava savaşlarımız çoğaldı.

30 Kasım 1915 tarihinde pilot Üstğm. Ali Rıza Bey'in kullandığı Albatros uçağımız Kabatepe üzerinde keşif görevi gerçekleştiriken, Fransızların MF98T hava filosundan Maurice Farman XI model bir uçak ile karşılaştı. Uçağın gözlemcisi olan Astğm. İbrahim Orhan Bey karşılıklı makinalı tüfek atışları sırasında düşman uçağının benzin deposuna isabet ettirmeyi başardı. Fransız uçağı yanarak Kabatepe'ye düştü. Daha önce vurduğumuz uçaklar denize doğru kaçabildiği için düşüp düşmedikleri bilinemediğinden bu olay havacılık tarihimizde TÜRK HAVACILARI TARAFINDAN DÜŞÜRÜLEN İLK UÇAK kabul edilmektedir.

Yanlış anlaşılmalara karşılık topçumuz tarafından yapılan hava savunması ile düşürülen veya yerden açılan tüfek ateşi ile vurulan ve enkazı tespit edilebilen düşman uçakları olduğunu belirteyim ancak bu havacılarımız açısından bir ilktir. Aynı Albatros uçağımız ile 27 Eylül 1915 tarihinde pilot Tğm. Ludwig Preussner kumandasında yapılan keşif uçuşu sırasında uçağın gözlemcisi Üstğm. Karl  Kettembeil bir düşman deniz uçağını düşürmeyi başardığı için AK1 kuyruk numaralı uçağımızın ilkleri iki adettir.


Uçağın makinalı tüfeği pilotun arkasında oturan gözlemci tarafından kullanıldığı için bu hava çatışmalarında kuşkusuz başarı pilot ve gözlemcinin ortak başarısıdır.

Hava Kuvvetleri Komutanlığımızda asılı bulunan ve bu hava çatışmasını temsil eden tablo



1. Dünya Savaşı süresince çıkan "Harb Mecmuası" adlı dergiden zafer kazanan havacılarımızın fotoğrafları
Sol tarafta pilot Üstğm. Ali Rıza Bey, sağ tarafta gözlemci(rasıt) Astğm. İbrahim Orhan Bey





Derginin kapağında Anafartalar kahramanı Yarbay Mustafa Kemal Bey









Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177137#msg177137
« Son Düzenleme: 23 Şubat 2020, 12:12:58 Gönderen: CüneytGemici »

Çevrimdışı CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« #59 : 24 Şubat 2020, 10:29:05 »
Çanakkale Savaşları sırasındaki hava harekatları ile ilgili detaylı bilgi isteyen arkadaşlarımız için iki adet akademik araştırma paylaşıyorum.


https://pulveposta.files.wordpress.com/2020/02/cankhavaoy.pdf


https://pulveposta.files.wordpress.com/2020/02/cankhavaso.pdf

Linkback: https://www.turkishairforce.org/index.php?topic=26029.msg177147#msg177147

 

1925-1945 Arası Kısa Havacılık Tarihimiz

Başlatan HkN01

Yanıt: 1
Gösterim: 3112
Son İleti 25 Nisan 2009, 23:32:38
Gönderen: 7_mehmet_7
6 Mayıs 1937: Bir havacılık faciası

Başlatan OGUZ

Yanıt: 0
Gösterim: 1650
Son İleti 07 Aralık 2013, 02:27:56
Gönderen: OGUZ
ATATÜRK VE HAVACILIK

Başlatan komuta

Yanıt: 3
Gösterim: 7099
Son İleti 07 Ekim 2008, 18:54:37
Gönderen: türk kartalı
Atatürk ve Havacılık

Başlatan Sancak

Yanıt: 10
Gösterim: 11471
Son İleti 10 Haziran 2009, 09:41:41
Gönderen: opde
Atatürk Ve Havacılık

Başlatan Gökyüzünde1Asır

Yanıt: 1
Gösterim: 1939
Son İleti 26 Mayıs 2013, 10:58:47
Gönderen: rider

Powered by EzPortal