Gönderen Konu: Havacılık tarihimiz  (Okunma sayısı 8834 defa)

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #30 : Şubat 04, 2020, 10:04:58 ÖÖ »
Yakın zamanlara kadar Çanakkale savaşında uçaklarımız olduğu bile kamuoyunda yeterince bilinmiyordu, havacılığımızın başlangıcının 1911 olduğu, ilk uçakların ülkemizde 1909 yılında uçtuğunu bilen ise sadece bir avuç tarih meraklısı idi. En azından havacılığa ilgi duyanların havacılık tarihimize de ilgi duyabileceği düşüncesi ile bu diziyi başlattım umarım faydalı oluyordur.

1903 yılında başlayan dünya havacılığına ilgi duyan askerler ilk olarak bunları bilgi toplama, gözlem amacı ile kullanmayı düşünüyor. Kısa sürede gelişen havacılığa Avrupa'da ilk büyük ilgi Fransa'da görüldü, Fransa'nın 1910 yılında düzenlediği Büyük Picardie Manevralarına Yzb. Mustafa Kemal Bey (ATATÜRK) Osmanlı İmparatorluğumuz adına gözlemci olarak katılmış, gerek uçakların gerek balonların gelecek savaşlarda nasıl kullanılabileceği konusunda dönünce raporunu vermiştir.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde uçaklar ancak pilot ve gözlemci (Osmanlıca da tayyareci ve rasıt) taşıyabiliyordu, doğal olarak subayların beylik tabancaları dışında silah yoktu. Pilotlarımız destek verdikleri güçlerimize göre; piyade pilot, topçu pilot ve donanma pilot diye sınıflara ayrılıyordu.


Alttaki posta kartlarında 1910 Fransa Picardie askeri manevraları ; ilk kartta yabancı gözlemciler toplu halde orta sıra en solda Yzb. Mustafa Kemal Bey, sonraki kartlarda manevralara katılan uçaklar.



« Son Düzenleme: Şubat 04, 2020, 10:14:06 ÖÖ Gönderen: CüneytGemici »

PLUS

  • Kurucu Üye
  • Yönetici
  • Kahraman Üye
  • *
  • İleti: 6092
  • Karma: +10391/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • GÖKÇE
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #31 : Şubat 04, 2020, 10:22:31 ÖÖ »
Atatürklü kart postalın daha büyük hali var mı elinde ?

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #32 : Şubat 04, 2020, 10:44:51 ÖÖ »
Bu ve benzeri kartpostallar Pingudu Müzayede Evi tarafından geçtiğimiz yıllarda satışa konuldular, ben onların internet sitesinden indirmiştim indirdiklerim azıcık daha büyükler.


Picardie kartpostalları için tıklayın






PLUS

  • Kurucu Üye
  • Yönetici
  • Kahraman Üye
  • *
  • İleti: 6092
  • Karma: +10391/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • GÖKÇE
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #33 : Şubat 04, 2020, 11:31:29 ÖÖ »
işin en tuhaf yani bir kaç yıl sonra bu karedekilerin bir birini yok etmek için cepheye gitmesiydi. Gerçi paşam savunmayı temsil ediyordu cephede ...

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #34 : Şubat 04, 2020, 11:44:19 ÖÖ »
Picardie Manevralarını yöneten Mareşal Ferdinand Foch Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransız ve İngiliz birleşik güçlerinin savaşın sonlarına doğru ise Fransız, İngiliz ve Amerika Birleşik Devletleri güçlerininin Başkomutanı oldu.

PLUS

  • Kurucu Üye
  • Yönetici
  • Kahraman Üye
  • *
  • İleti: 6092
  • Karma: +10391/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • GÖKÇE
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #35 : Şubat 04, 2020, 01:47:17 ÖS »
Picardie Manevralarını yöneten Mareşal Ferdinand Foch Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransız ve İngiliz birleşik güçlerinin savaşın sonlarına doğru ise Fransız, İngiliz ve Amerika Birleşik Devletleri güçlerininin Başkomutanı oldu.

yok artık maşallah

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #36 : Şubat 05, 2020, 12:15:07 ÖS »
Birinci Dünya Savaşı öncesi mali durumu zaten son derece bozuk olan imparatorluğumuzun kısıtlı kaynaklarından önemli bir kısmına yabancılardan alınan borçlarımızı ödemek üzere el koyan Düyun-u Umumiye yapılanması ile iyice kötüleşmişti, dönemin siyasal çalkantıları imparatorluğumuzun topraklarına göz koyan yabancı devletlere fırsat yaratmış Trablusgarp Savaşları ve Balkan Savaşları felaketi sonrası çöküşümüz hızlanmıştı.

Bütün bu şartlarda bile devletimiz yazılarımda anlatmaya çalıştığım gibi 1909 yılında İstanbul'da yapılan uçak denemeleri, 1910 Büyük Picardie manevraları raporları sonrasında havacılık konusunda ilk adımları atarak 1 Haziran 1911 tarihinde Genel Kurmay Başkanlığı 2’nci Şubesinde görevli Kurmay Yarbay İsmail Bey başkanlığında havacılık komisyonu kurarak çalışmaya başlamıştı. Hem devlet hem halk bütün mali şartları zorlayarak 1. Dünya savaşı öncesinde toplam 27 uçak alınmıştı, ve sayıca henüz azda olsa pilotlarımız yetiştirilmiş ve yetiştiriliyordu, ne yazık ki savaş öncesi uçaklarımızın ancak altı-yedi tanesi uçabilecek durumda idi ve yetiştirilen pilotlarımızdan ise kayıplarımız sonrası ancak sekiz-dokuz tanesi uçmaya devam etmekteydi.

Savaşın daha başında Ağustos 1914'te Avrupa cephelerinde topçular için hedef belirlemek ve atış düzenlemek için balonları ve uçakları kullanmaya başladı, düşmanın hareketlerini takip etmek için uçakların faydalarıda anlaşılmaya başladı.

5 Ağustos 1914 tarihinde Çanakkale Boğazını geçişlere kapattık, 17 Ağustos 1914 tarihinde Çanakkale Boğazı Nara burnunda konuşlanan Nieuport deniz uçağımız 5 Eylül 1914 tarihinden başlayarak Yzb. Fazıl Bey komutasında devriye uçuşlarına başlayarak kuzey Ege'deki hareketleri düzenli olarak İstanbul'a  rapor etmeye başladı. 19 Ekim 1914 tarihinde ikinci Nieuport uçağımızda Yzb. Savmi Bey tarafından Çanakkale'ye getirilerek devriye uçuşlarına başladı. Ancak 5 Kasım 1914 tarihinde İngiltere ve Fransa Osmanlı İmparatorluğumuza savaş açtığı zaman her iki uçağımızda kullanılamaz duruma gelmişti.

Kilya Tepe'de bulunan uzun menzilli toplarımızı hava saldırılarından korumak için seri ateşlemeli uçaksavarlar kuruldu, aynı yerde bir de uçuş pisti hazırlandı. Yeşilköy'de sökülen, biri çalışır durumda olan Ertuğrul isimli Blerior XI-2 olmak üzere iki uçak, 12 Ocak 1915 tarihinde yeni pistte monte edildi.

Savaş başlamadan önce keşif için kullandığımız Nieport model uçakların bir benzeri

« Son Düzenleme: Şubat 05, 2020, 12:20:10 ÖS Gönderen: CüneytGemici »

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #37 : Şubat 06, 2020, 10:48:39 ÖÖ »
Uçak ve pilot sayımızın azlığı nedeni ile mütefikimiz Almanya'dan uçak ve pilot talep ettiğimiz için Almanya Yeşilköy Uçuş Mektebinin başına geçmesi için Üsteğmen Erich Serno'yu İstanbul'a gönderdi. Serno Yüzbaşı yapılarak 3 Şubat 1915 tarihinde Yeşilköy Uçuş Okulunun başına getirildi. Bulgaristan savaşın başında tarafsız olduğu için Almanya'dan tren ile Bulgaristan üzerinden yardım malzemesi getirilemiyordu, benzer şekilde Ege denizinde İngiliz ve Fransız gemilerinin ablukası yüzünden denizden de yardım gelemiyordu. Yzb. Serno, Üsteğmen Hasan Tahsin, Üsteğmen Ali Rıza ve Üsteğmen Mehmet Ali adlı üç pilotumuzu acil olarak Macaristan'a giderek oraya Almanya'dan gelecek üç adet uçağı ülkemize getirmekle görevlendirdi. Havacılığa meraklı sivillerinde makinist olarak eğitim almalarına olanak sağladı, pilot eğitimlerini hızlandırdı. Ayrıca pilotlarımız için yeni bir üniforma tasarlayarak onların bulundukları ortamlarda öne çıkabilmelerini sağladı.


Fotoğrafta Yzb. Erich Serno kendi tasarladığı Osmanlı pilot üniformamız ile görülüyor



Fotoğrafta Yzb. Erich Serno, Gelibolu ve Çanakkale Boğazı'nı savunan 5. Ordu komutanı Korgeneral Otto Liman von Sanders ve pilotlarımıza savaş teknikleri eğitimi vermek için gelen ve kendi adı ile Dicta Boelcke diye bilinen savaş kural ve manevralarını geliştirmiş olan Alman pilotu Oswald Boelcke görülüyorlar

« Son Düzenleme: Şubat 06, 2020, 10:51:03 ÖÖ Gönderen: CüneytGemici »

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #38 : Şubat 07, 2020, 03:48:21 ÖS »
Birinci Dünya Savaşının başında batı cephesinde İngiltere-Fransa ve Almanya arasındaki çatışmalarda hava unsurlarının önemini anlayan İngiltere Çanakkale Boğazına saldırmaya karar verince, müteffikler Mondoros limanında bulunan gemilerine destek amacı ile İngiltere 20,  Fransa ise 10 adet uçağı bölgeye getirmişti. Deniz uçaklarımızın devreden çıkmasından sonra bizim tarafta ise ; Çanakkale'de konuşlanan 1. Tayyare Bölüğümüzün uçabilir durumdaki tek uçağı İstanbul-Kahire seferinin gazisi Ertuğrul adlı Bleriot XI idi. Ertuğrul yerde olduğu zamanlar saklanıyordu ancak pistte çalışmaz durumda bir uçak yem olarak kullanılarak düşman uçaklarının uçaksavarlarımızın menziline girmesi sağlanmaya çalışılıyordu.

İngiltere tarafından deniz uçakları için özel olarak yapılarak Aralık 1914 tarihinde hizmete giren HMS Ark Royal adlı uçak gemisi de deniz harekatının başlamasından kısa bir süre önce 17 Şubat 1915 tarihinde Bozcada yakınlarına konuşlanınca düşman güçlerin uçak sayısı daha da yükseldi.

Bu dengesiz şartlarda tek uçağımız Ertuğrul ile pilot Tğm. Cemal Bey ve gözlemcisi düzenli olarak keşif devriyesi yapıyorlar ve zaman zaman düşman gemilerine küçük de olsa bombalar dahi atıyorlardı. Düşman tayyarelerinin vızır vızır tabyalarımızın üzerinde dolaştığı bir dönemde bu tek uçak ve havacı kahramanları, askerlerimize büyük bir moral destek oluyordu.
Almanya'dan yola çıkarak Macaristan üzerinden getirilen Rumpler B1 tipi uçak ise  ancak 17 Mart 1915 tarihinde Çanakkale cephesinde hizmete girebildi.


Rumpler B1 uçağımız





İngiltere'nin HMS Ark Royal uçak gemisi


« Son Düzenleme: Şubat 07, 2020, 04:55:59 ÖS Gönderen: CüneytGemici »

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #39 : Şubat 09, 2020, 10:02:57 ÖÖ »
Oniki uçak taşıyan İngiliz HMS Ark Royal uçak gemisinin 17 Şubat tarihinde Bozcada yakınlarında konuşlanmasından kısa bir süre sonra 19/20 Şubat tarihlerinde İngiliz savaş gemileri, Ark Royal'in gemi topçularına telsiz ile bataryalarımızın koordinatlarını verebilen uçaklarının desteği ile Çanakkale Boğazı girişindeki savunmalarımızı etkisiz hale getirdiler. Artık İngiliz basınında zafer kazanıldığı Çanakkale Boğazının düştüğü, çok yakında İngiliz gemilerinin İstanbul'da olacağı haberleri yayınlanmaya başladı.

Çanakkale Boğazının en dar yerini koruyan güçlü top bataryalarımız mermi harcamamak için boğaza giren düşman  gemilerine ateş etmediği için mayın yakalama düzeneği olan HMS Majestic benzeri düşman gemileri artık boğazda dolaşıyor ve boğazın içindeki bataryalarımıza ateş ediyorlardı.

Pilot Tğm. Cemal Bey tarafından kullanılan Ertuğrul adlı Bleriot XI uçağımız 1 Mart 1915 tarihinde Majestic gemisine iki adet bomba attıktan sonra savaş gemileri boğazı terk etti.

Ark Royal gemisinden kalkan uçaklar saldırıya hazırlık olarak top bataryalarımızın fotoğraflarını çekmek, Çanakkale Boğazına yerleştirilen mayınların yerlerini tespit etmek için her gün uçarlarken, Baltık denizinde Alman mayınları konusunda deneyim kazanan İngiliz mayın temizleme gemileride geceleri mayınlarımızı temizliyordu.

Pilot Tğm. Cemal Bey temizlenen mayınlarımızı düzenli olarak rapor ediyordu, böylece 7/8 Mart gecesi Nusret mayın gemimiz boğazın Anadolu yakasında top bataryalarımızın vuramadığı bölgeye bir dizi yeni mayın bıraktı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazını geçmek amacı ile İngiliz ve Fransız gemileri tarafından yapılan saldırı öncesinde Ark Royal'den kalkan uçaklar rüzgar ve çırpıntılı deniz nedeni ile bu mayınların bir kısmını gözden kaçırdılar ve 17 Mart tarihinde yapılan son keşif sonrası bile mayın temiz raporu verdiler.


Ertuğrul uçağımız ile bütünleşen pilotumuz Tğm. Cemal Bey



Ertuğrul
« Son Düzenleme: Şubat 09, 2020, 02:50:54 ÖS Gönderen: CüneytGemici »

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #40 : Şubat 10, 2020, 12:11:46 ÖS »
17 Mart 1915 günü monte edilen Rumpler B-1 uçağı ile 18 Mart 1915 gün doğarken deneme/keşif uçuşuna çıkan Alman pilot Yzb. Serno ve rasıt Yzb. Schneider Çanakkale boğazı girişine doğru ilerleyen kırkın üzerinde gemiyi gördüler gemilerden üzerlerine ateş açılınca geri dönerek durumu bildirdiler, onlar rapor verirken  pilot Tğm. Cemal Bey Blériot uçağıyla, Alman pilot Yzb. Zernof ve rasıt Yzb. Schneider Rumpler ile havalandılar ve Müstahkem Mevki komutanı Cevat Paşa’nın emirleri uyarınca daha kapsamlı keşifler yaparak raporlarında gemilerin adetlerini ve tiplerini bildirdiler. Armadanın saldırısının sürpriz unsuru ortadan kalkmıştı,  verilen alarmla herkes savaş yerlerine geçti.

İstanbul'da ise aynı gün böyle bir saldırı ile boğazın düşmesi korkusu ile devlet arşivleri ve hazinenin tren ile Anadolu'ya kaçırılması planları yapılıyordu.

Armada bomba yağdırarak saat 11:00 civarında boğaza girdiğinde Ark Royal uçak gemisinin uçakları saat başı devriye ile bataryalarımızın durumunu rapor etmeye ve gemilerden yapılan atışlar için düzeltme vermeye başladılar, buna rağmen gemilerden atılan binlerce bombanın çoğu boşuna atılıyordu. Saat 2:00 gibi topçularımızın atışa başlaması ile birden durum değişmeye başladı, saat 3:00 civarı Bouvet, Irresistible ve Ocean ile iki küçük gemi batırılmış, düşman armadasının sancak gemisi Inflexible ve yedi büyük zırhlı daha artık görev yapamayacak duruma getirilmişti. Nusret gemisinin 7/8 Mart gecesi döktüğü onbirinci mayın hattımızdaki az sayıdaki mayın, düşmanın uçakları ve mayın tarama gemileri tarafından gözden kaçırılmıştı,  bu mayınlar tarafından batırılan ilk gemiler sonrasında oluşan panik sırasında top bataryalarımız düşmanı perişan etmişti.

Saat 17:30 civarında pilot Tğm. Cemal Bey Ertuğrul uçağımız ile keşfe çıkana kadar dev armadadan kalanlar Bozcaada'ya kadar kaçmışlardı. Akşam alacakaranlıkta Alman pilot Yzb. Frank Seidler ve rasıt Yzb. Hüseyin Sedat Bey tarafından yapılan keşif uçuşuda önceki uçuşta verilen raporu destekliyordu.

Donanma dergisi kapağında denizcilerimiz ve havacılarımız için dua eden ahali


CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #41 : Şubat 11, 2020, 10:23:46 ÖÖ »
Bomba yağmuru altında düşman gemilerinin iyice yaklaşmasını bekleyen bataryalarımızın, daha sonra siperlerde teslim olmayı veya kaçmayı düşünmeden sonuna kadar savaşan askerlerimizin, hiçbir koruması olmayan eski gemilerle düşmana saldıran denizcilerimizin, kendilerinden kırk kat elli kat güçlü hava güçlerine kafa tutan havacılarımızın yazdıkları Çanakkale destanımızın kuşkusuz en önemli günü 18 Mart 1915 günüdür.

18 Mart 1915 deniz zaferinin kazanılmasında ve bu deniz zaferi sonrasında 25 Nisan 1915 günü başlayan düşman çıkarmasının ordumuzun zaferi ile sonuçlanmasında kuşkusuz havacılarımızın da karınca kararınca katkıları olmuştur.

Çanakkale zaferlerinin uzun bir savaş yenilgileri dizisinden sonra halka verdiği güven ve ümit hiç şüphe yok ki yenilgimiz ile sonlanan Birinci Dünya Savaşı sonrası Kurtuluş Savaşımızın yapılabilmesini sağlayan moral desteği askerlerimize ve halkımıza sağlamıştır.

İstanbul'da o dönemde yayınlanan Karagöz mizah dergisinin Çanakkale deniz zaferi ertesinde kapağındaki karikatür İstanbul'un ruh halini gösteriyor sanırım.

Karagöz:Koşalım Hacivat. Koşalım denizi temizleyelim yoksa bunlar denizi dolduracaklar.
Karagözün oğlu: Baba bende sağ kalanlara simit dağıtıyorum, açlıktan gözleri dönmese böyle saldırmazlardı.
« Son Düzenleme: Şubat 11, 2020, 10:25:31 ÖÖ Gönderen: CüneytGemici »

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #42 : Şubat 12, 2020, 09:13:51 ÖÖ »
18 Mart 1915 deniz zaferimizden sonraki günlerde boğazı denizden geçemeyeceklerini anlayan İngiliz-Fransız müttefik güçleri çıkarma hazırlıklarına başladı. Çanakkale’de yaklaşan çıkarmaya karşı 23 Mart 1915’te 5. Ordu kuruldu ve Enver Paşa’nın emriyle komutası Orgeneral Otto Liman Von Sanders’e verildi.

HMS Ark Royal uçak gemisi sahil boyunca hareket ederek uçakları ile sahili keşfetmeye başladı. Bozcaada'nın kuzeyinde bir pist hazırlandı ve 25 Mart 1915 tarihinde gemi ile gelen 18 uçaktan oluşan filo İngiliz Pilot Bnb. Charles R. Samson yönetiminde top bataryalarının yerlerini daha kesin şekilde belirlemek amacı ile keşif yapmaya başladı. Filoda hemen hemen bütün uçaklarda telsiz donanımı vardı ayrıca bazı uçaklarda gemilere torpil atacak donanım bulunuyordu.

Almanya'nın hibesi Albatros uçaklardan bir kısmı daha tarafsız Romanya üzerinden kaçak olarak geçerek ülkemize geldiler, 28 Mart ve 29 Mart 1915 tarihlerinde gelen Albatros B-1 uçakları ile Çanakkale'de bulunan Tğm. Ludwig Preusner kumandasına verilmiş olan 1. Tayyare bölüğümüzde artık üç tane yeni uçağımız olduğu için iyice hasarlı olan Ertuğrul uçağımızın Yeşilköy'e dönmesine karar verildi ancak uçak dönüşte arızalanarak Marmara denizine düştü ve hurdaya çıkarıldı.

Yeni uçaklarımız Kuzey Ege, Bozcada ve Limni adası üzerinde yaptıkları keşiflerde düşman donanmasında bir hareket olmadığını gözlemleyerek rapor ettiler bu da kara çıkarması yapılması beklentilerini daha kesin hale getiriyordu.

Albatros B-1 model uçaklarımızdan biri


1. Tayyare Bölüğü kumandanı Tğm. L. Preusner
« Son Düzenleme: Şubat 12, 2020, 09:19:30 ÖÖ Gönderen: CüneytGemici »

CüneytGemici

  • Acemi Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Karma: +6/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #43 : Şubat 13, 2020, 08:47:09 ÖÖ »
25 Nisan 1915 günü Kabatepe'de başlayan çıkartma öncesinde uçaklar karşılıklı olarak keşif yapmak dışında çok etkili olmasa da uçaklardan bombalar atarak karşı tarafı zorda bırakacak hamlelerde yapmışlardır. Örneğin 15 Nisan 1915 tarihinde bir uçağımızdan hedef alınan kömür taşıyan bir gemide uçaktan atılan bomba ile yangın çıkarıldı.

En önemli hava saldırıları ise 18 Nisan 1915 tarihinde oldu; uçaklarımız 3 tane 10 kg lık bombayı Bozcaadada yapılan İngiliz hava alanına atarak hasar verdi. Ancak daha sonra İngiliz uçakları üçerli iki kol halinde saldırı gerçekleştirdi. Uçaklarımız gizlenmiş olduğu ve alanda sadece hurda/maket uçaklar olduğu için uçak kaybımız olmasa da atılan 6 tane 45 kg lık bomba piste hasar verdi. Hava alanı daha önceden hazırlanmaya başlayan Erenköy'e kaydırıldı.

Bir diğer önemli hava unsuru olan SS Manica balon gemisinde bulunan balon 19 Nisan 1915 tarihinde 300 metreye yükselerek HMS Triumph zırhlısından vadi içinde bulunan ordugahımıza aşırtmalı top atışı yapılmasına destek verdi.

İngiliz keşif çalışmaları gözlem dışında yoğun şekilde hava fotoğrafı çekmeyi de kapsıyordu, çıkartma yapılması planlanan sahil ayrıntılı olarak fotoğraflandı ve harekat merkezinde birleştirildi. Denizden yapılan saldırı da alınan dersten sonra sahilde mayın olup olmadığı da çok dikkatli şekilde kontrol edildi.


SS Manica balon gemisinde gözlemciler balonun sepetine binerken





Çıkartma sahilinin hava fotoğraflarının birleştirilmesi ile elde edilen görüntüsü




Çıkartma sahilinden bir kare



Fotoğraflarda bulunan ayrıntıyı göstermek için büyütülmüş görüntü
« Son Düzenleme: Şubat 13, 2020, 08:48:55 ÖÖ Gönderen: CüneytGemici »

PLUS

  • Kurucu Üye
  • Yönetici
  • Kahraman Üye
  • *
  • İleti: 6092
  • Karma: +10391/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • GÖKÇE
    • Profili Görüntüle
Ynt: Havacılık tarihimiz
« Yanıtla #44 : Şubat 13, 2020, 09:34:53 ÖÖ »
daha önce hiç bir kaynakta o dönem için gemiden kalkan bir balon okumamıştım. Harika bilgiler.