Interrail

Başlatan Cixed, Temmuz 13, 2021, 04:24:35 ÖS

« önceki - sonraki »

Cixed

Sevgili üyeler ben 2022 yaz ayı için 2 haftalık global pass ınterrail yapmayı düşünüyorum da forumda daha önce ınterrail programına dahil olmuş deneyimlemiş varsa biraz paylaşabilir mi benim de sormak istediğim bir kaç husus var .Aslında böyle sorularımı gerek instagram gerekse başka forumlarda sorma imkanım var ama hep klişe cevaplar alıyorum .Burada daha samimi cevaplar alabileceğimi düşünüyorum .Herkese iyi günler dilerim.

PLUS

Türk gençliğinin pekte yararlanamadı bir programdı diye hatırlıyorum. Gideceğin ülkeler EU bölgesi içinde olduğu ve çoğu euro kullandığı için yanına sağlamından sote yere bi 500 EU al. Sonra şöyle bir 6000 euro harcarım gözüyle yanına al kesinlikle harcarsın diye tahmin ediyorum. Bir zamanlar 28 yaş altı ve üstü farklı fiyat olayı vardı şimdi nasıl bilmiyorum.

Kaldı ki konforlu bir yolculuk olmadığını da açık gözlü olduğunu zanneden erasmustan döndükten sonra böyle maceraya atılan arkadaşlardan kulaktan duyuyorduk. Hatta bir film vardı 3 erkek arkadaş ve birinin kız kız kardeşi euro trip mi ne onunla gaza gelip gitmek isteyen bile vardı ama kimse gitmedi :D

Cixed

Hocam ben rotamı belirledim zaten olabildiğince masrafsız çıkmayı düşünüyorum .28 yaş altı ve üstü için biletlerde 50 euro oynama yapıor sadece 2 haftalık global pass 670 euro 500 euro da masraf olsa 1100 euro falan gözden çıkıyor zaten birikmiş 6.000 tl var seneye yaza kadar da bir o kadar daha biriktirrim üzerine de kredi çekicez mecbur 15.000-20.000 ile gitmeyi düşünüyorum uzun zamandır bunun planlamasını yapıyordum inşallah gidebilirsem forumda bol bol deneyimlerimi paylaşıcam belki seneye euro düşer diycem de çok zor bakalım hayırlısı .

Aday-Hunter

Temmuz 14, 2021, 11:24:08 ÖÖ #3 Son düzenlenme: Temmuz 14, 2021, 11:29:31 ÖÖ Aday-Hunter
Üniversite hazırlık yıllarında abim ile birlikte hayalini kurardık. Sene 2006 - 2009 arası. Rota da oluşturmuştuk. Hatta gemi de vardı işin içinde. İtalya Yunanistan arasında diye hatırlıyorum. Şimdi nedir fiyatları sistemi bilmiyorum. O yıllarda interrail büyük bir olaydı ya bir de güzel sanatlara hazırlanıyorduk sanatçıyız sanat aşkı var ya içimizde Floransa Venedik Roma burnumuzda tütüyordu. Euro Dolar böyle değildi o zamanlar. Ama para kazanmak daha farklıydı daha düşüktü gelir seviyeleri. Aile de emekli olunca harçlıkla da birikmiyordu. Çizim için kağıt kalem parasını çıkınca bir bira içmek bile lüks oluyordu bazen. Konuyu görünce abime sordum bakarım eski defterlere bulurum tam rotayı dedi. Ne günlerdi. Moda sahile giderdik. Yürüyen oturan insanları eskizlerdik. Figür çalışırdık. Bacak arası bir bira yapardık. Sigaramız varsa birde oh zenginsin. O yıllarda aramızda birinin paralı olup olmadığını kullandığı kalem markasından, birde hamur silginin büyüklüğünden anlardık hahaha  ;D

Not: Birayı kısas koydum ama ozaman bira ve tütün böyle pahalı değildi. Winston kırmızı içerdim 2.5 TL ye alırdım paketi.

Cixed

Temmuz 14, 2021, 01:13:13 ÖS #4 Son düzenlenme: Temmuz 14, 2021, 01:20:12 ÖS Cixed
Hunter hocam öyle bir anlattınız ki daha da iştahım kabardı okul bitti 2.5 aydır falan işe girdim maaşa hiç dokunmadım burası dost meclisi marlboro aşağı düşmezdim bari içiyoruz kaliteli içelim diye yoksa zenginlikten değil yanlış anlaşılmasın hocalarım :) sırf para gitmesin diye sarma tütün içiyorum 2.5 aydır o da 100 liralık aldım bir ay götürdü beni  seneye yaz inşallah gidebilirim italya ve fransa rotamda var 10 saat tren yolculuğu paris ve floransa arası ama değer hocam olsun 23 yaşındayım tam vakti diye düşünüyorum .Hocam ben 2000-2010 arasında üniversite okumak isterdim .O yıllarda okuyan abilerimden duyduklarım hep olumlu evet imkan yoktu ama insanlar mutluydu toplum mutluydu diyorlar .Hayat pahalılığı yoktu diye anlatıp duruyolar ben olabilecek en bahtsız zamanda üniversite bitirdim kader .

Aday-Hunter

Temmuz 14, 2021, 02:01:15 ÖS #5 Son düzenlenme: Temmuz 14, 2021, 02:40:37 ÖS Aday-Hunter
Konu dışı oldu ama olsun. Evet o yıllarda gelir düzeyleri düşüktü teknoloji bu kadar değildi. Facebook bile yeni yeni çıkıyordu cep telefonlarının bir çoğu hala tuşluydu. Herhangi bir konuda kaynak bulmak zordu fakat edinilen bilgi doğruya en yakın ve dolasıyla değerliydi. İstanbul'da özel üniversite sayısı bir elin parmağını geçmezdi. Ve özel okula gitmek gerçekten zengin işiydi. Genel olarak Türkiye'de güzel sanatlar sayılı okullarda mevcuttu. Her okulda her bölüm yer almıyordu. İstanbul'da Marmara-İstanbul Teknik-Mimar Sinan ve Yıldız Teknik Üni. vardı. İzmir 9 eylül ve Eskişehir. Toplamda bu kadar üniversite olduğunu düşün. Başka şehirlerimizde de vardı ancak eğitim kalitesi olarak sadece bunları göz önünde bulundururduk. Yani bu okullardan mezun olan insanlar değerli insanlardı. Çoğu okul birbirlerinin sınav tarihleri bilerek aynı güne verirlerdi. Bu yüzden hepsinde şansını denemezdin. Bir bölüme yaklaşık 20 kişi girebiliyordu. GSF de bulunan bölümler ör. Grafik-resim-iç mim.-seramik-geleneksel sanatlar-çizgifilm animasyon-endüstriyel tasarım-heykel. unuttuğum vardır 1-2 tane daha. Ve her okulda bütün bölümler mevcut değildi. Mesela animasyon bölümü sadece eskişehirde vardı ve sadece 10 kişi alıyordu. Yetenek sınavlarının 2 yada 3 aşamalı gerçekten yetenek konuşturduğu, her okulun ayrı ÖSS baraj puanlarının olduğu, bu sınavları geçenlerin tarih, sanat ve kültürel konularda sözlü mülakata katıldı ve bütün aşamaları geçenlerin okula girebildiği bir sistemdi. Yani herşeyin daha değerli olduğu dönemlerdi. Tiyatro-fotoğrafçılık ve opera-müzik bölümlerini saymıyorum. Siyasetin sanata yeni yeni el atmaya çalıştığı dönemlerdi. O yüzden protestolar vs. çok fazla olurdu. Tiyatroların ve müziğin ve tüm sanat dallarının özgür olduğu yıllardı.
Müziğin müzik olduğu dönemlerdi. cıptıs cıptıs elektronik müzik saçma sapan değil ne dediği anlaşılmayan rap müzikler yok. Bas gitarın ve davulun canlı ve gümbür gümbür sesini ciğerlerinde hissettiğin rock müzik vardı. Festivaller, stadyum konserleri almış başını gidiyordu. Placebo-korn-muse-deep purple-santana-metallica-eric clapton gibi dünya devlerinin konser verdiği ve deli gibi bu konserlerde tepindiğimiz dönemlerdi. Bunların haricinde küçük yerli grupların çıktığı mekanlar vs. Mutluluk vardı, umut vardı. Bu dönemin kitabı yazılır...

Yaşlandığımı hissettim. Şu an yaşıt olduklarımın gözleri yaşlıdır. Ey gidi gençlik  :'(

PLUS

aklıma gelmişken seneye kadar euro 20 tl olur gibi geliyor :D :D pandemiyi unutmamak lazım.

Aday-Hunter

Alıntı Yapaklıma gelmişken seneye kadar euro 20 tl olur gibi geliyor :D :D pandemiyi unutmamak lazım.

Hocam sizde kırmayın çocuğun hevesini. Öğrencilikte para biriktirmek zor iş. Dişinden tırnağından ayırıyor belli. Gerçi şu dönemde dişten tırnaktan ayırarak para biriktirmek öğrenciye has değil hepimiz için geçerli ama...

112-Ripper

Bu içeriğe erişmek için. Kayıt Olun veya  Giriş YapınKonu dışı oldu ama olsun. Evet o yıllarda gelir düzeyleri düşüktü teknoloji bu kadar değildi. Facebook bile yeni yeni çıkıyordu cep telefonlarının bir çoğu hala tuşluydu. Herhangi bir konuda kaynak bulmak zordu fakat edinilen bilgi doğruya en yakın ve dolasıyla değerliydi. İstanbul'da özel üniversite sayısı bir elin parmağını geçmezdi. Ve özel okula gitmek gerçekten zengin işiydi. Genel olarak Türkiye'de güzel sanatlar sayılı okullarda mevcuttu. Her okulda her bölüm yer almıyordu. İstanbul'da Marmara-İstanbul Teknik-Mimar Sinan ve Yıldız Teknik Üni. vardı. İzmir 9 eylül ve Eskişehir. Toplamda bu kadar üniversite olduğunu düşün. Başka şehirlerimizde de vardı ancak eğitim kalitesi olarak sadece bunları göz önünde bulundururduk. Yani bu okullardan mezun olan insanlar değerli insanlardı. Çoğu okul birbirlerinin sınav tarihleri bilerek aynı güne verirlerdi. Bu yüzden hepsinde şansını denemezdin. Bir bölüme yaklaşık 20 kişi girebiliyordu. GSF de bulunan bölümler ör. Grafik-resim-iç mim.-seramik-geleneksel sanatlar-çizgifilm animasyon-endüstriyel tasarım-heykel. unuttuğum vardır 1-2 tane daha. Ve her okulda bütün bölümler mevcut değildi. Mesela animasyon bölümü sadece eskişehirde vardı ve sadece 10 kişi alıyordu. Yetenek sınavlarının 2 yada 3 aşamalı gerçekten yetenek konuşturduğu, her okulun ayrı ÖSS baraj puanlarının olduğu, bu sınavları geçenlerin tarih, sanat ve kültürel konularda sözlü mülakata katıldı ve bütün aşamaları geçenlerin okula girebildiği bir sistemdi. Yani herşeyin daha değerli olduğu dönemlerdi. Tiyatro-fotoğrafçılık ve opera-müzik bölümlerini saymıyorum. Siyasetin sanata yeni yeni el atmaya çalıştığı dönemlerdi. O yüzden protestolar vs. çok fazla olurdu. Tiyatroların ve müziğin ve tüm sanat dallarının özgür olduğu yıllardı.
Müziğin müzik olduğu dönemlerdi. cıptıs cıptıs elektronik müzik saçma sapan değil ne dediği anlaşılmayan rap müzikler yok. Bas gitarın ve davulun canlı ve gümbür gümbür sesini ciğerlerinde hissettiğin rock müzik vardı. Festivaller, stadyum konserleri almış başını gidiyordu. Placebo-korn-muse-deep purple-santana-metallica-eric clapton gibi dünya devlerinin konser verdiği ve deli gibi bu konserlerde tepindiğimiz dönemlerdi. Bunların haricinde küçük yerli grupların çıktığı mekanlar vs. Mutluluk vardı, umut vardı. Bu dönemin kitabı yazılır...

Yaşlandığımı hissettim. Şu an yaşıt olduklarımın gözleri yaşlıdır. Ey gidi gençlik  :'(

Valla çok güzel yazmışsın ya.


"Devrimi, başlatan tamamlayacaktır."
Ne mutlu Türküm diyene!

Powered by EzPortal