İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır. Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz.

Konular - 112-Ripper

1
Video Paylaşımı | Havacılık Videoları / Hedef X
Eylül 11, 2021, 03:40:36 ÖS
2
Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Bugün emperyalizmin son piyonunu bozguna uğrattığımız gündür. Bugün bütün yokluklar içinde Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde zafere yürüdüğümüz gündür. Bugün Anadolu'da Türklüğün yok edilmek istendiği planların çöpe atıldığı, Türk'ün Viyana'dan beri devam eden geri çekilmesinin bittiği gündür. Bugün sırf Türk'ün değil bütün dünyanın kaderinin iyi yönde değiştiği gündür.

Başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün silah arkadaşları ile şehit ve gazilerimize minnettarız.

İlelebet Mustafa Kemal'in askerleriyiz.

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nüz kutlu olsun!
5
Mutlaka izleyin derim.

https://youtu.be/Dc003gqxQtQ
6
Popular Mechanics adlı bir sitenin iddiasına göre Trump kabinesinde Savunma Bakanı olan Christopher C. Miller, F-35 için "bok parçası" olarak doğrudan tercüme edilen bir ifade kullandı.

Ayrıca trilyon dolarlık F-35 projesini Frankeştayn'a benzeten Miller, iyi niyetle başlanan bu projenin ruhsuz ve durdurulamaz bir yüke dönüştüğünü söyledi.

Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan bir basın açıklaması dökümünde, F-35 ile ilgili gelen bir soruya Miller'ın şöyle cevap verdiği görüldü:

"Yani, inanın bu görevden ayrılmayı iple çekiyorum. Fakat bir yanım da bu tedarik sürecine dahil olup bu aşağılık (wicked) F-35 üzerinde bir vaka analizi yapmak isterdi.

Size şunu söylemeliyim, dün bir yarbay ya da albayla konuşuyorduk. Dedim, 'Neyle uçuyorsun?', dedi ki 'F-35 ile.' Sonra 'İşe yaramaz bir ... parçası' dedim, o da güldü (I was like that's a piece of ...). Sonra dedim ki 'Hayır, ciddiyim. Sen onun hakkında ne düşünüyorsun?' Aslında bir F-16'cıydı, dedi ki 'F-35 inanılmaz bir uçak.' Sonra bu kullanılmayacak yetenekler için yapılan bu yatırımı doğru bulmadığını ama caydırıcı olmamız gerektiğini falan filan söyleyerek bir şeyler geveledi. Sordum 'Beşinci nesli miyiz?' Yine biliyorsun o harika ama biliyorsun 'Altıncı nesile yatırım yapmamız lazım.' dedi. Ben de dedim ki 'Biz bir canavar yarattık ama sen bunu zaten biliyorsun.' "

Görünüşe göre Miller, ABD'nin beşinci nesil bir uçak için hali hazırda onlarca milyar dolar harcarken, altıncı nesil bir uçak için de çağrı yapılıyor olmasından dehşete düşmüş.

Çeviri bana aittir.
Kaynak gösterilmeden alınamaz.
7
Kutlamalar ve Tebrikler / Tebrikler 112-Maverick
Ocak 08, 2021, 10:07:02 ÖS
Sanal pilotlarımızdan Maverick, adaylık sürecini başarıyla tamamlayarak personel olmaya hak kazanmıştır. Ataması 112. filoya yapılmıştır. Kendisine tez hazırlama sürecinde başarılar dileriz.
8
Arkadaşlar merhaba,

Forumda gündem olan netlik konusuyla alakalı sorun yaşayan bazı arkadaşlarımıza çözüm olabilecek ve diğer herkes için de görüntü kalitesini artırabilecek bir ayar buldum. Tabii bu ayar sadece Nvidia kullanıcıları için geçerli. O yüzden konuya doğrudan bodoslama dalıyorum. Öncelikle aşağıdaki iki resme bakın:

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Nasıl? Netlik iyi mi?  8)

Bence biraz fazla net. Artık gürültü oluşmaya başlamış.

Bu ayar, Nvidia kontrol panelinde aşağıdaki seçenekten yapılıyor:

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Ben bu ayarın en uygun seviyesini şimdilik Sharpen: 1.0, Ignore film grain: 0.5 olarak buldum. Ama ileride tekrar düzenleme gereği duyabilirim. Herkes kendine en uygun ayarı tutturmaya çalışabilir.

Aşağıda ise Ignore film grain değerlerinin bir karşılaştırması var:

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Bu ve diğer Nvidia ayarlarını yapabilmek için: Nvidia kontrol panelinden Program Settings kısmına gelip Add butonuna basarak C:\Falcon BMS 4.35\Bin\x64 klasöründeki Falcon BMS.exe'yi seçmelisiniz. Daha sonra benim yaptığım ayarları aşağıdaki resimlerdeki gibi yapın:

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Ayrıca Falcon içinden de Graphics ayarlarını aşağıdaki gibi yapın:

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Burada dikkat edilmesi gereken nokta Antialiasing ayarını Falcon içinden yapmak. O yüzden Samples ve Quality değerlerini en yüksek kaç oluyorsa onu seçmek lazım. Bu değerler ekran kartına ve driver versiyonuna göre farklılık göstermektedir.

Bir de şöyle bir durum var. Hala daha görüntü netliğinde sorun yaşayan arkadaşlar Antialiasing ayarını Nvidia kontrol panelinden yapmayı da deneyebilir. Ben şu andaki ayarlardan memnun olduğum için uğraşmak istemedim. Belki uğraşsam daha da güzel olacaktır.

Keyifli uçuşlar.

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login



9
Kutlamalar ve Tebrikler / Tebrikler 112-Keser
Aralık 18, 2020, 09:53:04 ÖS
Sanal pilotlarımızdan Keser, adaylık sürecini başarıyla tamamlayarak personel olmaya hak kazanmıştır. Ataması 112. filoya yapılmıştır. Kendisine tez hazırlama sürecinde başarılar dileriz.
10
Kutlamalar ve Tebrikler / Tebrikler 113-Beyzade
Aralık 18, 2020, 09:52:01 ÖS
Sanal pilotlarımızdan Beyzade, adaylık sürecini başarıyla tamamlayarak personel olmaya hak kazanmıştır. Ataması 113. filoya yapılmıştır. Kendisine tez hazırlama sürecinde başarılar dileriz.
11
Akdeniz'de yaşanan korsanlık olayıyla ilgili Cihat Yaycı'nın yorumu. Özellikle gelecekteki yaşanabilecek kumpas olaylarıyla alakalı uyarısını önemli buluyorum. "O gemiye çıkanlar oraya silah da yerleştirebilirdi."

İçeriği görebilmek için üye girişi yapın veya sitemize kayıt olun.

Satırbaşları

"Öğleden sonra başlıyor ertesi sabah bitiriliyor!"

"Avrupa Birliği zirvesi var. AB zirvesinde de Türkiye'ye yaptırımların konuşulması konusu var."

"Burada Yunanlı bir komutanın olmasından bahsediyoruz."

"Sonuçta da bir şey çıkmadı."

"Eğer bir ihbara göre gitmişlerse, rızaya dayalı yapmamalarının altında yatan saik 'bir şey bulacağız heyecanı' olabilir."

"Türkiye itiraz etse de bir şey olmaz. Biz nasıl olsa hukuksuz bir şey bulacağız."

"Türkiye'ye yaptırımlar için bir delil bulmuş olacaklardı."

"Bulunsaydı Türkiye'yi sadece AB ile değil dünya ile karşı karşıya bırakma senaryosuydu."

"Her türlü komployla karşı karşıya kalınabilir, oraya bu tür kaçak silahlar da konulabilir, Türkiye'ye mal edilebilirdi."

"Biliyorsunuz kumpas davalarında da bunlar çok meşhur yapılan şeylerdi."

"Uluslararası alanda da Türkiye'ye bu tür şeylerin yapılması ihtimal dışında değil, hatta kuvvetle muhtemeldir!"

"Hazırlıklı olmalıyız! Tetikte olmalıyız! Türkiye'yi bir provokasyonla karşı karşıya bırakmak istiyorlar!"



12
AB, İtalya büyükelçileri ile Almanya Maslahatgüzarı Dışişleri Bakanlığı'na çağırılarak ilgili ülkelere nota verildi.

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Yunan komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen İrini Harekatı'nda görevli Alman fırkateyni, Türkiye'den Libya'ya gıda ve boya gibi muhtelif maddeler taşıyan gemiyi Doğu Akdeniz'de durdurarak uluslararası hukuka aykırı şekilde saatlerce aramıştı.

Bunun üzerine Ankara'daki Avrupa Birliği (AB) ve İtalya büyükelçileri ile Almanya Maslahatgüzarı Dışişleri Bakanlığına çağırılarak, İrini Operasyonu'nun Türk gemisine yönelik eylemi protesto edildi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ankara'daki AB ve İtalya büyükelçileri ile Almanya Maslahatgüzarı'nın, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal tarafından Bakanlığına çağırıldığı kaydedildi.

Açıklamada, "Roseline-A adlı ticari gemimize İrini Operasyonu çerçevesinde ülkemizin açık izni olmadan çıkılması ve denetlenmesi olayı protesto edilmiş ve ilgili ülkelere Nota verilmiştir. Notamızda olayın uluslararası hukuka aykırı olduğu ve tazminat haklarımızın da muhafaza edildiği kayıt altına alınmıştır." ifadesine yer verildi.

Veryansıntv
13
Emekli Tuğamiral İlker Güven, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Geleceğimiz AB'de" sözlerine atıf yaparak, "O zaman bunlara hazır olun" dedi. Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş da "Misilleme hakkı Türkiye'nindir" ifadelerini kullandı.

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Emekli Tuğamiral İlker Güven, Doğu Akdeniz'de Türk ticaret gemisinde yapılan hukuk dışı aramayla ilgili sert konuştu.

Güven, "Avrupa Birliği'nin başı Almanya'nın bir fırkateyni, Türk ticaret gemisini korsan gibi enterne edip, personelini de haydutça sorgulaması Atatürk Cumhuriyetinin ve Türk Milletinin asla kabul edeceği bir durum değildir" dedi.

Güven, Türkiye'nin de kendisine iğneyi batırmak zorunda olduğunu söyleyerek, Doğu Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarının hala belirlenmemesine tepki gösterdi.
İlker Güven, Veryansın Tv'ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Yapana değil yaptırana da bakmak lazım. Siz Doğu Akdeniz Mavi Vatan MEB sınırlarını hala ilan etmezseniz, üstelik Doğu Akdeniz için, Yunan ile koşulsuz masaya oturacağınızı ilan ederseniz, özellikle Adalar Denizi'ndeki (Ege) adaların askerleşmesine karşı bir kere bile miatlı NOTA vermezseniz, Atatürk'ün ölüm döşeğinde; 'Batı ile ittifak yapmayın, Sovyetler ile dostluğu asla bozmayın' vasiyetini göz ardı ederseniz, size Mavi Vatan'da sınırdaş Suriye, Lübnan, Mısır ve İsrail ile kişisel ideolojik ve ülke çıkarlarına aykırı duygusal nedenlerle dostluğu düşmanlığa çevirirseniz, size bugün korsanlık yapan AB ve destekçisi ABD'ye Stockholm sendromu ile tekrar sırnaşırsanız, yalnız olanlara değil, ilaveten olacaklara da hazır olunuz! Bir de bu sendroma, ana muhalefeti de ekleyince durumumuz daha da acıklı bir hal alır."

'PANDORANIN KUTUSU AÇILDI'
Amiral Deniz Kutluk da gelişmeyi "Pandoranın kutusu açıldı. Almanya ve Yunanistan bu saldırıdan sonra artık iki kere düşünsün" dedi. Kutluk, Veryansın Tv Youtube kanalında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

https://youtu.be/hvAjTdy_PYs

'MİSİLLEME HAKKI TÜRKİYE'NİN'
Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş da Irini Operasyonu adı altında Türk gemisine yapılan baskını şöyle değerlendirdi:

"İrin akan girişim. AB öyle mi? Çoktan taraflarını seçmişler. Şimdi misilleme hakkı Türkiye'nindir. O zaman şöyle yapalım; Sıkıştırdığın yerde gemilerine çıkacaksın. Şüphe mi? Türk Boğazları'ndan yüzlerce şüpheli gemileri geçiyor.

Yunanlı komutanın işin içinde olması ise ayrı bir facia. Ağa babalarının arkasına saklanmışlar.

AB harekatı iptal etmezse savaş nedenidir. AB, NATO ve yavş.. ülkeler nezdinde diplomatik ve hukuki yollar denenmeli, sonra gereği yapılmalıdır."


Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Emekli Amairal Can Erenoğlu da gemi baskınını şöyle değerlendirdi...

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Veryansın Tv yazarı Amiral Cem Gürdeniz, açık sulardaki Türk gemisine hukuksuz baskını, ABD'liler Türk askerinin başına çuval geçirdiği Süleymaniye skandalına benzetti...

Veryansıntv
14
Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk Akdeniz'de Türk bayraklı bir ticari gemisine Irini Harekâtı kapsamında yapılan kanunsuz baskını Veryansın TV'ye değerlendirdi.

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Yunan bir komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen Alman fırtakeyni, Türkiye'den Libya'ya insani yardım malzemesi taşıyan bir gemiyi Doğu Akdeniz'de durdurarak, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde saatlerce aradı.

Ankara'dan AB, Almanya ve İtalya büyükelçilerine nota verilirken, kanunsuz baskını Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay'ın sunduğu Pankuş programına değerlendirdi.

İşte o röportaj:

EA: Türk gemisine bir saldırı, en azından ben böyle değerlendiriyorum. Doğu Akdeniz'de Libya'ya giden Türk bandıralı ticaret gemisine SAT komandoları indi ve orada arama yaptılar. Ayrıca orada mürettebatımıza da çok sert bir şekilde müdahale ettiler. Bu, uluslararası bir krizi de beraberinde getirecek bir olay mı? Amiralim bu nasıl bir cürettir?

DK: Çok yoğun siyaset kokan hukukun esnetilmeye çalışıldığı, esnemediği görülünce de kırıldığı bir durum yaşıyoruz. Çünkü hukuken açık denizde bir ticaret gemisi, yalnızca bağlı olduğu devlet tarafından denetlenebilir. Bunun dört tane istisnası olmakla beraber bu istisnai şartlar burada yerine gelmiş görünmüyor ki bunlar esir ticareti, geminin illegal yayın yapması veya bayrak sahibi olmaması gibi sebepler. Bu sebepler ortada yok. Gemi sorulmuş, gemi de konteyner yükünü söylemiş, açıkça işbirliği yapmış üstelik. Bayrağı da biliniyor Roselina gemisinin. Bulunduğu yer itibariyle açık denizde, bundan da şüphe yok. Yunanistan-Almanya ortak siyasetinin deniz hukukunu ihlal eder şekilde ve BM Yasası'nı da ihlal eder şekilde uygulamaya konduğunu görüyoruz. (...) harekatı uzun zaman niteliksiz kalmış Libya Savaşı'ndaki Avrupa Birliği'nin, kendine vazife icat etmek için Yunanistan'ın itmesi-kakmasıyla, Fransa'nın da orasından burasından destek olmasıyla yapılmış bir harekat. Bu harekatı yürütmek için gereken şartlar zaten ortadan kalkmış durumda. Libya'da uzlaşma var taraflar arasında, ateşkes hikayeleri devam ediyor. Siyasi çözümler için yeni formüller oluşturuldu, yeni liderler, yeni bir seçim tarihi, yeni bir dönem başlangıcı ve dolayısıyla denizlerde bu ülkeye yapılacak olan silahlı yardımı arıyorum bahanesiyle Türk bayraklı geminin hukuki haklarını ortadan kaldırılması hiçbir şekilde gerekçelendirilemez. Buna rağmen neden yapılıyor? Benim aklıma gelen şudur: Yunanistan'ın, Türkiye'nin aleyhine olan her şey benim lehimedir gibi bir politikası var, yani düşmanca, hasmane ve sürekli mücadeleci, bunun için sürekli bir fırsat yakaladığını düşünüyor olmalı.

EA: Almanya nasıl böyle düşünüyor?

DK: Almanya'ya gelince, Almanya'da Avrupa Birliği için yapılacak olan liderler zirvesi ile ilgili Türkiye'ye mesaj veriyor olsa gerek. Alman denizcilerinin eğitimine hakimim, o gemilerde bulunuyorlar, çoğu meslektaşlığımızı yapmış insanlar. Hukuken bir adımı yanlış atma şansları yok. Aslında hukuken yanlış adımları reddetme hakları var. Bu hakkı kullanmadıkları görülüyor. Bu (...) devletin açık denizlerdeki egemen yetkilerini, istisnası sayılmayacak şekilde birleştirilmiş, Birleşmiş Milletler'in birkaç tane kararı var 2011'den bu yana aldığı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla hem Libya'nın bombalanmasını sağlamıştır haksız şekilde. Sonuçta uçuşa yasak bölge ilan edip iç savaş sürecini tetikledi. Arkasından da bir sürü kararlar aldı 2011'de. Bu kararlar Berlin Süreci, 5+5 Görüşmeleri ile taraflar çeşitli farklılıkları düzeltip yan yana gelmeye çalışıyorlar. Bu kararlardan bir tanesi 2014'e 2174 sayılı kanunun 8. maddesinde bu konuyu düzenliyor. Diyor ki, Libya'ya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulanan silah ambargosu kapsamında Libya'nın karasularına yaklaşan açık deniz bölümünde Libya'nın tanınmış Tripoli hükümetinin, Trablus hükümetinin rızası ile gemiler, yaklaşan ticaret gemileri silah ambargosu açısından aranabilirler. Fakat burası işin Libya ile ilgili şartıdır. Bir de bayrak devletiyle ilgili egemen şartı var. Bayrak devleti bu aramaya rıza gösterirse arama yapılabilir, şart bu. Burada Libya hükümetine soruldu mu? Hayır. Gemi Libya sularında mı? Hayır. Türk hükümetine soruldu mu? Sorumlu Türk hükümeti bunu reddetti, istemiyoruz böyle bir şey dediler. Roselina'nın gemi kaptanı işbirliği yaptı mı? Yaptı. O zaman 1603'ten beri geçerli olan denizleri serbest kullanma rejimi var. Açık deniz, herkese açıktır ve hür kullanılır, kural bu. 1603'te Hugo Grotius bunu ortaya atmış, 1670'te kesinleşmiş ve o günden bugüne kadar değişmemiş. Açık denizlerin serbestçe bütün dünya devletleri tarafından kullanılma hakkına tecavüz var burada. Bu hakka, Birleşmiş Milletler kararının orasının burasının esnetilerek tecavüz ediliyor. Bu hak, aleni olarak, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuk sözleşmesinin de 110. Maddesini ihlal ederek hak elimizden alınmaya çalışıyor, bunun sonuçları olacaktır. Ne gibi sonuçları olacaktır? Şöyle ki; ilk olarak Türkiye buna mukabelede bulunacaktır ve kendisine yapılmış haksızlığı başka yerlerde Yunan bayraklı gemilere yapacaktır, Alman bayraklı gemilere de yapacaktır. Avrupa Birliği gemilerinin %54'ü Yunan bayraklı. Yani Yunanistan, en büyük gelirini, 10 milyar dolardan fazla gelirini deniz taşımacılığından elde ediyor. Dolayısıyla Yunanistan'ın bu yaptığı, Pandora'nın kutusunu açmaktır. Bundan sonra dünyanın herhangi bir yerindeki Yunan bayraklı ticaret gemisi, dünyanın herhangi yerindeki bir Türk savaş gemisi tarafından hukuka aykırı olarak aranabilir. Bu hukuka aykırılık, Yunanistan'ın hukuka aykırılığını düzeltmek amacıyla yapılacak olan bir baskıdır. Uluslararası hukuk bunu tanır mı? Tanır. Yani Yunanistan serbest ticaret yapmayı bundan sonra 2-3 defa düşünsün. Gemilerden Yunan bayraklarını kaldırır mı ya da başka bir kolay devlet bandırasına mı geçirir artık ne yaparsa Yunanistan düşünsün. Almanya da aynı şekilde hata yapmıştır. Almanya, adeta NATO müttefiki olan bir ülkenin bayrağını taşıdığı gemiye, düşmanca komandolarını yollamıştır, gemi personellerine sert davrandıklarını biliyoruz, gemi içinden gelen bilgiler bu yönde. Dolayısıyla Almanya'nın da burada bir alacağı vardır. Hukuksuzluğuna karşı Almanya'nın da Türkiye'den alacağı vardır ve alacaktır. Sonuçta ticaret gemileri açık denizde, silahsız ve belli bir profesyonellik içerisinde işletilen unsurdur. Ve siz bu unsuru harp gemileri ile kesintiye uğratırsanız ortada gerginlik olmadığı halde, siyasi gerekçe olmadığı yerde, savaş şartları yürürlükte olmadığı halde bunu yaparsanız, tabi ki bunun da bir mukabelesi olur. Ayrıca geminin taşıdığı hamure de bozulur bu tür durumlarda Konteyner güvenli şekilde paketlenmiş bir ambalaj şekline sahiptir. Gemi, denizde uzun saatler tutulmuş, gece sabaha karşıdan saat 10'a kadar aranmış. Bu arada dalgalara yan batmış, ayrıca gemi içinde kopmuş muhtelif yerler de olabilir. Geminin bu haksız alıkonmasından doğan zarar Alman hükümetine aittir. Yunanistan bu harekatı yöneten olduğu için Yunanistan ayrıca bir misillemenin muhatabı olacaktır. Benim gördüğüm, Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında gördüm, gayet yerindedir hukuken fakat tazminat hukuku ile bu iş bırakılamaz, tazminat meselesinin gündeme getirildiği bir açıklama vardı bakanlıkta, misilleme gerekmektedir. Aynı bölgede misilleme gerekmektedir, açık denizde, Akdeniz'de ve Yunan ile Alman bandıralı gemilerine karşı.

EA: Biz misillemeyi yaptık diyelim, yaptığımız anda bu gelişme, gerginliği bir anda tırmandırmaz mı? Çatışmalara sebep olabilir mi?

DK: Hayır, kimle çatışacaksın? Ticaret gemisi ile harp gemisi çatışabilir mi?

EA: Şimdi mesela bundan sonra Yunanistan 2-3 kere düşünecek dediniz ya, ben bir Yunan generali ya da Yunan yetkilisi olsam Yunan fırkateyni olmadan ticaret gemilerimi gezdirmeyeceğim Akdeniz'de demez miyim?

DK: Öyle der de, demekle uygulamak arasında çok fark var. Yunanistan'ın fırkateyn sayısı belli. Ticaret gemilerinin sayısı, onun yüz misli. Hangisi, hangisine refakat verecekmiş?Refakat vermediğine gidersiniz. Kolay meyveyi koparmazsınız da en üst daldaki meyveye gidesiniz dimi. Yeteri kadar karşı tarafa hukuksuz davrandığını hatırlatmak için en müsait olan gemilere müdahale edersiniz. Açık denizde tutarsınız. Varış limanından bir saatlik mesafede  tutarsınız inim inim inletirsiniz, sizde arasınız. Bir iki defa yaparsınız ve bu yanlışlığı onlarda farkına varacaktır diye düşünüyorum.

EA:
Peki Almanya böyle bir hukuk üzerinde hukuk söyleminde hep ilerleyen son dönemlerde arabuluculuk oynayan Yunanistan ve Türkiye'ye bu gerginliği tırmandırmayın artık buna bir çözüm bulalım diyen istikşafi görüşmeleri yapmamıza neden olan en önemli devletler arasında olan Almanya şimdi böyle bir şeye nasıl izin veriyor? Alman yetkililerin böyle bir şey yapması mümkün mü? Mümkün değilse bunu niye yapar?



DK:

Yapması mümkün değil, safça olur. Almanya'nın veya Alman gemisinin hukuki kuralları bilmediğini düşünmek çok yanlış olur. Açık denize gönderdiğiniz bir harp gemisi bütün hukuk kurallarını bildiği için o denize gönderilen bir araçtır. O gemi personelide buna uygun yapılır. Almanyada bir eğitim açığı olduğunu düşünmüyorum. Alman hukuk eğitimininde çok güçlü olduğunuda hatırlatmak lazım. Türk hukukununda bazı yerlerinde alıntılar yaptığı bir hukuk sistemidir. Dolayısıyla Almanya'da bir hukuki bilgi açığından dolayı bu işin yapılmış olduğunu düşünmek akla zarar, makul değil. Almanya bunu bilerek yaptı. Niye yaptı? Çünkü dediğim gibi almanya şuan dönem başkanı olarak hem yunan ikilisinin saçma sapan gene hukukun tabanı olmayan isteklere maruz durumda. Onları mutlu etmeye onların rızasını kazanmaya çaba gösterme mecburiyetinde hissediyor kendisini. Bir yanda da hukuksuz davranırım Türkiye'de buna katlanır peşinde. Yaklaşmakta olan AB zirvesinde biz elimizden geleni  yaptık bundan sonrası ne yapalım işler kızıştı yapacağımız yaptık gibisinden bir savunma pozisyonuna girmek istiyor. Ama bunun bedeli var, Almaya bu bedeli ödemek zorunda. Yunanistanın ödeyeceği gibi almanya da ödemek zorunda. Açık deniz oyununa başladığınız zaman burada güçler konuşuru.



EA:
Peki şimdi Almanya'nın özür dilemesini bekliyor musunuz?

DK:

Valla Almanya'nın özür dilemesini bekliyorum. Şöyle bir özür "ay pardon bilmiyorduk" gibi bir özür. Bunun özür dileyecek bir durum yok ki ortada. Siz 2014'te 2174 sayılı güvenlik konseyi kararının 874. Maddesinin ne olduğunu bizden mi öğreneceksiniz Almanya olarak. Siz oraya harp gemisini İRİNİ olarak gönderirken siz personeli çalıştırmadınız mı? IRINI harekatını yöneten Yunanistan komutanı her kimse o bilmiyor mu bunun böyle olduğunu. Dolayısıyla hepsi içinde bu şey geçerli. Ortada pardon denilecek bir durum yok. Ortada bilinçli kasıtlı yapılmış bir eylem var. Bu eylem hukuken karşılık görmek zorunda buda siyaseten atılacak bir adımla olur. Ben olsam hemen harp gemilerine görev veririm. Gidin libya'nın yaklaşma sularında bir ticaret gemisini çevirin yunan yada alman bandralı hemen 24 saat içinde bulun arayın içine çıkın. Gemi komutanın ve ülkesinin rıza göstermemesine rağmen gemiyi arayın alı koyun bunu 2 defa yapın. Misilleme çünkü aynı miktarda yapılmaz fazlasıyla yapılır ki hukuksuz davranışlara bir daha yönelinmesin diye. Ondan sonra bu dünya tarihine de geçer hukuksuz uygulama ve hukuksuz karşı adım. Ondan sonra taraflar ne yapacağını daha iyi bilir. Çünkü hukuk bir güvenlik sağlar, hukuk norm sağlar. Siz bu norm içinde güvenli olduğunuzu düşünürsünüz. Çünkü hukuk var. BM 110. Maddesi var. BM güvenlik konseyi BM çartırı var. Bunların verdiği yetkiler var. Dolayısıyla hukuken kurala uymayanlar var, kurallara uymayanları zorlamak için hukuk dışı davranışlarla kendilerinin karşısına çıkılması lazım. Hukuk böyle diyor en azından.

EA:

Akla uymayan saldırı hala anlamakta zorlanıyorum. Türkiye'yi bir yere mi çağırmaya çalışıyorlar? Türkiye'ye ne mesaj verecekler? Hukuksuz davrandılar biz de cevabını misillemeyle vereceğiz. Burada ne bekliyorlar savaş açmamızı mı bekliyorlar?

DK:

Ona gitmeye gerek yok. Bu gemiye verilen zarar, Türk bayrağı taşıyan bir gemiye itibar kaybı yaratan bir adım ve o zaman Alman ve Yunan bayrağı taşıyan gemilere zarar ve itibar kaybı yaratılacak. Bunun sonucunda onlarda bunun gereğini yapacaklardır.

https://youtu.be/hvAjTdy_PYs

Veryansıntv
15
Yunan bir komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen Alman fırtakeyni, Türkiye'den Libya'ya insani yardım malzemesi taşıyan bir gemiyi Doğu Akdeniz'de durdurarak, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde saatlerce aradı. Amiral Cem Gürdeniz, gemi baskı için, "Açıkça haydutluktur, savaş ilanının alt kademesidir! Yeni bir çuval olayıdır" dedi.

Yunan komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen İrini Harekatı'nda görevli Alman fırkateyni, Türkiye'den Libya'ya gıda ve boya gibi muhtelif maddeler taşıyan gemiyi Doğu Akdeniz'de durdurarak uluslararası hukuka aykırı şekilde saatlerce aradı.

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


Alınan bilgiye göre, Türk bandıralı "ROSELINA-A" gemisi, taşıdığı insani yardım malzemeleri ile İstanbul'dan demir alarak Libya'ya hareket etti.

Gemi, dün gece Yunanistan Deniz Kuvvetlerinden bir komutanın sevk ve idaresinde yapılan İrini Harekatı'nda görevli Alman fırtakeyni tarafından Mora Yarımadası'nın güneybatısında uluslararası hukuka aykırı şekilde durduruldu.

Deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekiyor. Türkiye'den böyle bir izin almadan Hamburg Fırkateyni'nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı.

Personelin helikopterden inişi ve Hamburg Fırkateyni'nin "ROSELINA-A" gemisi çevresindeki hareketleri de gemi personeli tarafından cep telefonuyla anbean kaydedildi.

Geminin süratini düşüren ve yolundan engelleyen askerler, Türkiye'den izin almadan yapılanın hukuki olmadığı yönündeki ikazlara uymayarak tüm konteynerleri de açarak aradı. Sabahın ilk ışıklarına kadar süren aramanın ardından gemide insani yardım malzemesi, yiyecek, boya gibi maddeler dışında bir şey olmadığını anlayan askerler, daha sonra gemiden ayrıldı.

https://youtu.be/QZJyLN6njNc

HUKUKA AYKIRI
Gemi, Misrata Limanı'na doğru seyrine devam ederken Türkiye'nin konuyla ilgili uluslararası kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunacağı öğrenildi.

Güvenlik kaynakları da konuya ilişkin yaptıkları değerlendirmede, İrini Harekatı unsurlarının bayrak devletinin rızası olmadan gemiye çıkmasını "hukuka aykırı bir davranış" olarak nitelendirdi.

Yaşanan skandal nedeniyle geminin saatlerce Akdeniz'de ağır deniz şartlarına maruz bırakıldığını belirten kaynaklar, olay nedeniyle "açık denizlerin serbestisi" ilkesinin de açık olarak ihlal edildiğini vurguladı.

İRİNİ HAREKATI NEDİR?
İrini Harekatı, Birleşmiş Milletlerin (BM) Libya'ya yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için Avrupa Birliği (AB) tarafından Akdeniz'de başlatılan tartışmalı bir operasyon olma özelliği taşıyor. Özellikle Türk gemileri vasıtasıyla meşru Trablus yönetimine verilecek desteğin önüne geçilmek isteniyor.

2292 No'lu BM Güvenlik Konseyi kararında meşru hükümet Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare ve izin zorunlu kılınmış olmasına rağmen başlatılan İrini Harekatı, taraflı ve yasa dışı bir operasyon olarak tepki çekiyor. Bazı Avrupa ülkelerinin, AB fonlarından yararlanabilmek için operasyona ses çıkarmazken, daha cesur davranan bazı ülkeler ise tepkilerini koyarak operasyondan çekiliyor.

Veryansıntv
16
Amiral Gürdeniz 'gemi baskını'nı yorumladı: Açıkça haydutluktur, savaş ilanının alt kademesidir!

"Savaş ilanının bir alt kademesidir bu. Türkiye'nin şu an bu haydutluğu çok şiddetli bir şekilde cevap vermesi gerekir. Bu olay bir çuval geçirme gibi bir şeydir! Yok böyle bir şey!"

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


İrini operasyonunda görevli Yunan bir komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen Alman fırtakeyni, Türkiye'den Libya'ya insani yardım malzemesi taşıyan bir gemiyi Doğu Akdeniz'de durdurarak, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde saatlerce aradı.

Olayı çok sert ifadelerle eleştiren Veryansın Tv yazarı Amiral Cem Gürdeniz, "Açıkça düşmanca bir harekettir. Bunun adını koyalım. Alman ve Yunan karar vericiler bu işin içindedir. Taktik komutan Yunan albaydır. Türkiye'ye karşı düşmanca harekette bulunmuştur. Zira yapılan denizde haydutluktur" dedi.

Gürdeniz yaşananları şöyle değerlendirdi:

"Derhal Dışişleri Bakanlığının açıklama yapması lazım. Böyle bir şeye izin verildi mi? Geminin sahibiyle bir irtibat kuruldu mu?

Eğer bu izin verilmeden sat komandoları girdiyse gemiye, bu düşmanca bir harekettir. Hukuk sözleşmelerine rağmen, bayrak devletinin izni ve gemi kaptanının izni olmadan çıkılamaz. Hele hele bir NATO üyesi ülkenin gemisi.

Türk bayrağına karşı bir haydutluk yapılmıştır. BMGK kararı Libya'ya yapılan bu silah sevkiyatının ticaretinin kontrolü için, onlarda bile gemiye bu şekilde çıkma hakkı yok.

Açık deniz olayında oluyor. Bu işin çözümü, Alman hükümeti Türkiye'den özür dilemelidir. AB şu mesajı vermiş oldu: Ben seninle beraber değilim.

Personeli de tebrik ediyorum. Direniyor, orası Türk toprağıdır.

Affedilir yanı yok! Yaptıkları modern deniz haydutluğu. Alman hükümeti alet olmuştur. Yunanlar böyle bir anı kolluyordu. Türk hükümeti neden bu gemilere fırkateyn desteği vermiyor, madem Libya'ya bu gemileri gönderiyoruz. Hükümetin de bu cevabı vermesi gerekir.

Savaş ilanının bir alt kademesidir bu. Türkiye'nin şu an bu haydutluğu çok şiddetli bir şekilde cevap vermesi gerekir. Bu olay bir çuval geçirme gibi bir şeydir! Yok böyle bir şey!

https://youtu.be/QZJyLN6njNc

'ESİR ALMIŞ GÖTÜRÜYORLAR ADAMLARIMIZI'

Cumhurbaşkanı dün 'AB'den yanayız' dedi, AB bugün bu sözlerin cevabını verdi.

İlk defa böyle bir şey oluyor. Esir almış gibi götürüyorlar adamlarımızı. Bu çok ciddi bir krizdir. Baştan söyleyeyim.

Almanya orta bir yol tutturmuştur, arabuluculuk yapmıştı. Bu da Almanya'nın Biden'ın seçilmesinin ardından tavır değişikliği de olabilir. Belki de onun verdiği güçle de böyle davranmış olabilirler.

Alman yetkililerinden muhakkak onay alınmıştır, onay alınmadan gemiye girilmesinin söz konusu olacağını sanmıyorum.

Yunanistan iflah olmayan bir rakiptir. İstediğiniz kadar anlatın, anlamazlar. Yunan basınında göreceksiniz çılgınca mutlu haber çıkacak. Bunlar böyle bir ülke. Onlar Mavi Vatan'ı bırakacağımızı düşünecek, onlar hayal edebilir. Çok yanlış yaptılar, kutuplaştırmayı artıracak."

İRİNİ HAREKATI NEDİR?
İrini Harekatı, Birleşmiş Milletlerin (BM) Libya'ya yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için Avrupa Birliği (AB) tarafından Akdeniz'de başlatılan tartışmalı bir operasyon olma özelliği taşıyor. Özellikle Türk gemileri vasıtasıyla meşru Trablus yönetimine verilecek desteğin önüne geçilmek isteniyor.

2292 No'lu BM Güvenlik Konseyi kararında meşru hükümet Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare ve izin zorunlu kılınmış olmasına rağmen başlatılan İrini Harekatı, taraflı ve yasa dışı bir operasyon olarak tepki çekiyor. Bazı Avrupa ülkelerinin, AB fonlarından yararlanabilmek için operasyona ses çıkarmazken, daha cesur davranan bazı ülkeler ise tepkilerini koyarak operasyondan çekiliyor.

NE OLMUŞTU?
Alınan bilgiye göre, Türk bandıralı "ROSELINA-A" gemisi, taşıdığı insani yardım malzemeleri ile İstanbul'dan demir alarak Libya'ya hareket etti.

Gemi, dün gece Yunanistan Deniz Kuvvetlerinden bir komutanın sevk ve idaresinde yapılan İrini Harekatı'nda görevli Alman fırtakeyni tarafından Mora Yarımadası'nın güneybatısında uluslararası hukuka aykırı şekilde durduruldu.

Deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekiyor. Türkiye'den böyle bir izin almadan Hamburg Fırkateyni'nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı.

Personelin helikopterden inişi ve Hamburg Fırkateyni'nin "ROSELINA-A" gemisi çevresindeki hareketleri de gemi personeli tarafından cep telefonuyla anbean kaydedildi.

Geminin süratini düşüren ve yolundan engelleyen askerler, Türkiye'den izin almadan yapılanın hukuki olmadığı yönündeki ikazlara uymayarak tüm konteynerleri de açarak aradı. Sabahın ilk ışıklarına kadar süren aramanın ardından gemide insani yardım malzemesi, yiyecek, boya gibi maddeler dışında bir şey olmadığını anlayan askerler, daha sonra gemiden ayrıldı.

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


HUKUKA AYKIRI
Gemi, Misrata Limanı'na doğru seyrine devam ederken Türkiye'nin konuyla ilgili uluslararası kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunacağı öğrenildi.

Güvenlik kaynakları da konuya ilişkin yaptıkları değerlendirmede, İrini Harekatı unsurlarının bayrak devletinin rızası olmadan gemiye çıkmasını "hukuka aykırı bir davranış" olarak nitelendirdi.

Yaşanan skandal nedeniyle geminin saatlerce Akdeniz'de ağır deniz şartlarına maruz bırakıldığını belirten kaynaklar, olay nedeniyle "açık denizlerin serbestisi" ilkesinin de açık olarak ihlal edildiğini vurguladı.

Veryansıntv
17
Görüşlerine çok değer verdiğim Prof. Dr. Hasan Ünal Youtube kanalı açmış. İlk videosu aşağıdadır. Takip etmenizi öneririm.

https://youtu.be/4ANnO305kmc
18
Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü saygıyla anıyor ve fikirlerini her geçen gün daha da öğrenerek özlem gideriyoruz.

Tarihin tekrar ettiği şu günlerde fikirleri bize tekrar ışık tutuyor, kör gözleri bile açıyor.

Bu topraklarda Mustafa Kemaller tükenmez!

Saygıyla...

Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login
19
Bildiğiniz gibi Türkiye, dünyada eşi görülmemiş biçimde seri İHA üretmeye ve bunları asimetrik ve geleneksel savaşlarda kullanmaya başladı. Bunun sonucu olarak birçok ambargo geldi. Bu ambargolardan biri de Kanada'nın WESCAM şirketinin ürettiği MX-15D elektro-optik/infrared sensörlere geldi. Türkiye kendi muadil sensör projesi de olmasına rağmen duyduğu yüksek miktardaki bu ihtiyacı ithalat yoluyla gideriyordu. Çoğunlukla yerli olan İHA'ların üzerindeki parçalardan dışarıdan tedarik edilen son birkaç parçaya da ambargo koyamadan duramadı batılı müttefiklerimiz. Ben bu haberi ilk duyduğum anda kaybedenin Kanada olacağını ve geçmişte olduğu gibi bu ambargonun da yerli üretimi tetikleyeceğini söylemiştim. Nitekim birkaç hafta içinde zaten neredeyse bitmiş bir proje olan Aselsan CATS ile uçan TB2'nin test atışında hedefi tam isabet vurduğu görüntüleri izledik. Yani ambargo SİHA'ları durduramadı!

Peki Türkiye'ye zarar vermeyi amaçlayan bu ambargo Kanada'ya ne kadar zarar verecek?

Kısa bir araştırma yaptım. Gelin beraber bakalım.

Öncelikle Kanada'nın Türkiye'ye yaptığı silah ihracatının neredeyse tamamının Wescam sensörü olduğunu söyleyebiliriz. Şöyle ki Global Affairs Canada (İçeriği görebilmek için üye girişi yapın veya sitemize kayıt olun.) sitesinden yıllara göre Askeri Ürünler İhracat Raporu'na (Report on Exports of Military Goods from Canada) baktığımızda, Türkiye'nin İHA'ları yoğun olarak kullanmaya başlamadığı 2016 yılında yapılan toplam ihracatın 4.2 milyon $ olduğu, 2019 yılında ise 152.4 milyon $'a çıktığı görülmekte. 2019 yılındaki bu son rakam Türkiye'yi Kanada'nın (ABD hariç) en büyük üçüncü askeri ürün ihracat pazarı yapmış. Raporun ayrıntıları incelenirse Türkiye'ye yapılan ihracattaki anormal artışların kategori 2.5 (Fire control, related ... specially designed for military use; and specially designed components and accessories) ve kategori 2.15 (Imaging or countermeasure equipment, specially designed for military use, and specially designed components and accessories) dahilinde olduğu görülmektedir. Daha önce yapılan Wescam EO/IR sensör satış sözleşmelerinin kategori 2.15 kapsamında yapıldığı bilinmektedir. Fakat kategorilerde tam bir ayrım olmadığı için 2.5 kapsamına da girebilir. Wescam'in Kanada'da başka rakibi olmadığı için de 2.15 kapsamında yapılan satışlar Wescam EO/IR satışlarıdır (Killer Optics, Ploughshares Special Report, September 2020).  Global Affairs Canada 2019 raporunda 2.15 kategorisinde Türkiye'ye yapılan ihracatın 116 milyon $, aynı kategorideki toplam ihracatın ise 165 milyon $ olduğu görülmektedir. Aynı raporda 2.5 kategorisinde Türkiye satışları 59.8 milyon $ iken toplam satış ise 115 milyon $'dır. Bu durumda 2.15 kategorisinde 2019 yılında yapılan satışların %70'i, 2.15 kategorisinde yapılan satışların ise %50'si Türkiye'ye yapılmıştır. İki kategoride Türkiye'ye yapılan satışların ayrı ayrı toplamı, raporda geçen Türkiye'ye yapılan toplam ihracat rakamını geçtiği görülebilir. Bu da bazı satışların farklı kategorilerde mükerrer sayıldığını gösterir.

Yine başka bir kaynak olan Statistics Canada (İçeriği görebilmek için üye girişi yapın veya sitemize kayıt olun.) sitesindeki Uluslararası Ticaret Veritabanı'nda (Canadian International Merchandise Trade Database) HS 901380 kodunun temsil ettiği Optical devices, appliances and instruments kategorisinde arama yapıldığında, 2019 yılında yapılan dış ticaret rakamlarında Türkiye'nin 125 milyon $ ile ABD'den (343 milyon $) sonra ikinci sırada olduğu görülmektedir.

Raporlardan anlaşıldığı üzere Türkiye Wescam'in ABD'den sonraki en büyük müşterisidir.

BU İŞİN SONUNDA WESCAM BÜYÜK ZARAR EDECEKTİR!

Kaynaklar:
Report on Exports of Military Goods from Canada - 2019
https://www.international.gc.ca/trade-commerce/controls-controles/reports-rapports/military-goods-2019-marchandises-militaries.aspx?lang=eng

Canadian International Merchandise Trade Database
https://www5.statcan.gc.ca/cimt-cicm/topNCountries-pays?lang=eng&getSectionId()=0&dataTransformation=0&refYr=2019&refMonth=9&freq=12&countryId=0&getUsaState()=0&provId=1&retrieve=Retrieve&country=null&tradeType=1&topNDefault=10&monthStr=null&chapterId=90&arrayId=0&sectionLabel=&scaleValue=0&scaleQuantity=0&commodityId=901380

Killer Optics, Ploughshares Special Report, September 2020
https://ploughshares.ca/wp-content/uploads/2020/09/TurkeyWESCAMReportSept.2020.pdf

TSHKK-Ripper
Kendi araştırmamdır, kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
20
https://youtu.be/I8zyGKStap0

Evet hayırlı uğurlu olsun. Zaten yıllardır hazır olup küçük iyileştirmeleri bekleyen bir sistemdi. Kanada sağ olsun bu süreci hızlandırdı. CATS; merceğinden, kızılötesi sensörüne, LAZER fiber optiğinden aynalarına kadar her şeyiyle yerli ve milli üretimdir. İçinde tahminime göre yerli olmayan tek parça 1080p TV kamera sensörüdür. O da stratejik bir parça olmayıp, ticari bir bileşen olduğu ve her yerde alternatifleri bulunduğu için yerli üretilmesi gereksiz görülmüştür.

Kanada'lı bir şirket yağlı bir müşteri kaybetmiş, Kanada kaybetmiştir. Türkiye kazanmıştır. Bir ambargo hikayesi daha mutlu sona kavuşmuştur.


Guests are not allowed to view images in posts, please Register or Login


CATS (Common Aperture Targeting System)
by ASELSAN

CATS, İnsansız Hava Araçları (İHA), helikopterler ve uçaklar dahil sabit kanatlı veya döner kanatlı hava platformları için geliştirilmiş olan, yüksek performanslı bir elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemidir.

Kullanım Alanları
   

       
  • Hedefleme
  • Keşif ve Gözetleme

Genel Özellikler
   

       
  • 220 mm Çaplı Ortak Optik Açıklık

  •      

           
    • IR, HDTV, DI-NIR Kameraların Dar Görüş Açısı ve Çok Dar Görüş Açısı İçin Çok Büyük Optik Açıklık
    • Daha Büyük Optik Açıklık Sayesinde Alınan Daha Fazla Işık ile Daha İyi Görüntü Kalitesi ve Daha Uzun Menzil
       
  • Küçük ve Hafif Sistem
  • Tek Bir "Hatta Değiştirilebilir Birim"
  • Üstün Menzil Performansı
  • Yüksek Performanslı IR Kamera
  • Gerçek "Full High Definition" (1920x1080) HDTV Kamera

  •      

           
    • Sayısal Büyütme Uygulanmaksızın 1920x1080p Video Çıkışı
    • "High Definition" (1280x720p) HDTV Kameralara Göre 2.25 Kat Daha Fazla Sensör Pikseli
       
  • Düşük Işık (DI-NIR) Kamera
  • IR, HDTV ve DI-NIR kameralar için ortak görüş açıları
  • Lazer Hedef İşaretleyici ve Mesafe Ölçer
  • Lazer Noktalayıcı ve Aydınlatıcı
  • Dahili Sensör Hizalama Birimi
  • Tümüyle Sayısal Video İşleme Hattı
  • Gelişmiş Görüntü İşleme
  • Çoklu Hedef Takibi
  • IR, HDTV ve DI-NIR Videoları Üzerinde Eşzamanlı Hedef Takibi
  • Hassas Hedef Konumu Belirleme
  • Hareketli Hedefin Yönünü ve Hızını Belirleme
  • Ataletsel Ölçüm Birimi
  • Hassas Stabilizasyon
  • Platform ile Otomatik Hizalanma
  • Yüksek İrtifalardaki Çok Düşük Sıcaklıklarda Çalışma

Teknik Özellikler
   
  • Sensör Çözünürlükleri

    •      
    • IR: 640x512
    ​     
    • TV: 1920x1080
    ​     
    • DI-NIR: 640x480
       
  • Görüş Açıları (Yatay)

    •      
    • IR: 0.5° - 0.9° - 3.2° - 30°
    ​     
    • TV: 0.5° - 0.9° - 3.2° - 30°
    ​     
    • DI-NIR: 0.5°
       
  • Kapsama Açıları

    •      
    • Yanca: 360° sürekli
    • Yükseliş: +10° ile -105° arası
       
  • Lazer Hedef İşaretleyici ve Mesafe Ölçer

    •      
    • Menzil: 25 km'ye kadar
    • Dalgaboyu: 1064 nm
    • Tekrar frekansı: 20 Hz'e kadar
       
  • Lazer Noktalayıcı ve Aydınlatıcı

    •      
    • Lazer Noktalayıcı Dalgaboyu: NIR
    ​     
    • Lazer Aydınlatıcı Dalgaboyu: NIR
       
  • Haberleşme Arayüzü

    •      
    • RS-422, MIL-STD-1553B
       
  • Video Arayüzü

    •      
    • 4x SMPTE-292M HD-SDI
    • 2x PAL
       
  • Güç Arayüzü

    •      
    • 28 VDC
       
  • Boyut

    •      
    • Sensör Topu Çapı: ≤ 415 mm
    • Genişlik: ≤ 437 mm
    • Yükseklik: ≤ 520 mm
    • Ağırlık    61kg
       
  • Sıcaklık

    •      
    • Operasyonel: -54°C to +50°C
    • Depolama: -55°C to +70°C

Not: Tüm değerler ±10% tolerans ile verilmiştir. Aselsan tüm teknik özellikleri önceden belirtmeksizin değiştirme hakkını saklı tutar.
Powered by EzPortal