Haberler

Sanal Havacılığın Lider Adresi

Gönderen Kokpiti Sanal Ekrana Taşıyan ''Giyilebilir kokpit''  (Okunma sayısı 328 defa)

Çevrimdışı 112-Bogey

  • Kartal Filo Personeli
  • *
  • İleti: 327
  • Attack: 100
    Defense: 100
    Attack Member
  • Karma: +33/-6
  • Unidentifiable
    • Profili Görüntüle
Advertisement

İngiliz havacılık şirketi BAE Systems, geleceğin savaş uçağının çok daha kolay bir şekilde kontrol edilmesi için giyilebilir kokpit geliştirmeye başladı.



Karmaşık kadranlar, dokunmatik ekranlar, düğmeler ve kontrolcüler... Bunların hepsi bir savaş uçağı kokpitinde yer alan ve pilotun uçağı yönlendirmek için kullandığı araçlar. Tabi bu araçların hepsine hakim olmak için pilotlar yoğun eğitimlerden ve test uçuşlarından geçiriliyor. İngiliz havacılık şirketi BAE Systems ise geleceğin savaş uçağının çok daha kolay bir şekilde kontrol edilebilmesi için yeni bir sistem geliştiriyor: Giyilebilir kokpit.

Kokpit sanal ekrana taşınacak

Kokpit sanal ekrana taşınacak Şirketin teknoloji uzmanı Jean Page giyilebilir kokpit kavramıyla kokpitteki fiziksel araçların büyük bir kısmını kaldırıp fiziksel kokpiti, kask ile yansıtılan sanal bir ekranla değiştirmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Buna göre pilotlar kasklarını takıp çalıştırdıkları anda kontrol paneli, kadranlar ve düğmeler sanl bir ekranla doğrudan karşılarına gelecek. Bu noktadan itibaren pilotlar; yapay zeka ve göz izleme teknolojisi ile sadece göz hareketleri ve mimiklerle uçağı kontrol edebilecek.

Sistemi olabildiğince verimli hale getirmek isteyen şirket, ilk etapta pilot için hangi kontrollerin kritik öneme sahip olduğunu tespit etmeye çalışıyor. Sonrasında ise sanal ekranla bu kontrolün nasıl en kolay şekilde yerine getirileceği tespit edilecek. Yapay zeka da pilotun işini kolaylaştırmak için uçuş esnasında sürekli olarak kullanılacak. Örneğin pilotun sağa baktığı durumlarda uyarı ışıkları sol tarafta değil doğrudan pilotun odaklandığı sağ tarafta yansıtılacak.


Şirkete göre giyilebilir kokpit sisteminin tek avantajı pilotların uçağı daha kolay yönetmesi değil. Fiziksel kokpit kaldırıldığı için daha az malzeme kullanılırken hem maliyet hem de uçağın ağırlığı bakımından tasarruf sağlanacak. Ayrıca sanal kokpit denilen kavram bir yazılım olduğu için uçuş esnasında kokpit tamamen farklı bir görev için yeniden dizayn edilebilecek. Böylece pilot aynı savaş uçağının içinde farklı görevleri yerine getirme imkanına sahip olacak.

Tabi giyilebilir kokpit kavramı henüz prototip aşamasına gelmemiş bir ürün ve ne zaman uçaklarda test edileceği de belirsiz. Yine de altıncı nesil savaş uçaklarında karmaşık butonlar ve kadranlar yerine tamamen boş plastik bir panel görmek mümkün olabilir.

Kaynak: www.donanimhaber.com



Çevrimdışı 113-Bozkurt

  • AkroTürk KOMUTANI
  • Tunç Filo Personeli
  • *
  • İleti: 2649
  • Attack: 100
    Defense: 100
    Attack Member
  • Karma: +377/-32
  • Shut up and give me the coordinates!
    • Profili Görüntüle
Yanıtla #1 : Eylül 25, 2018, 04:18:06 ÖS
Anladığım kadarıyla bunlar HMCS denilen şeyi geliştirecekler. Yahut sadece monitörü gözlüğe taşıyacaklar. Zannediyorlar ki uçakta bulunan sistemler sadece görüntüden ibaret.

Misal RWR sadece üzerinde gösterilen şeyden ibaret değil. Başlı başına bir cihaz. Bunu kaldırıp nereye koyabilir. Diyelim kaldırdı nasıl onu giydirecek? :)

Lütfen bilgisi olmayan forum sitelerinden haber almayalım zira bizim açımızdan komik oluyor.


Çevrimdışı 112-Bogey

  • Kartal Filo Personeli
  • *
  • İleti: 327
  • Attack: 100
    Defense: 100
    Attack Member
  • Karma: +33/-6
  • Unidentifiable
    • Profili Görüntüle
Yanıtla #2 : Eylül 25, 2018, 04:23:35 ÖS
Bir kaç haber sitesinden okudum. En açıklayıcı olanı buydu. Bana da garip geldi. Yapılamaz değil ama yapılırsa ne kadar işlevli veya düzenli olur hiç bir fikrim yok.


Orjinal açıklaması da bu linkte. https://www.baesystems.com/en/article/bae-systems-eyes-novel-way-of-flying



Çevrimdışı 113-Ghost

  • Falcon Modder
  • Tunç Filo Personeli
  • *
  • İleti: 3102
  • Attack: 100
    Defense: 100
    Attack Member
  • Karma: +724/-32
  • Check your Six!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Yanıtla #3 : Eylül 25, 2018, 05:39:18 ÖS
Linke bakmadım ama benim bu yazıdan okuduğumda tam olarak anladığım şu Sanal gerçeklik tabanlı birşey olacak.


« Son Düzenleme: Eylül 25, 2018, 07:10:33 ÖS Gönderen: 113-Ghost »



Çevrimdışı Bozgun

  • Aday
  • ***
  • İleti: 63
  • Attack: 100
    Defense: 100
    Attack Member
  • Karma: +4/-1
  • Camper
    • Yahoo Instant Messenger  - mertsarac8@hotmail.com
    • Profili Görüntüle
Yanıtla #4 : Eylül 25, 2018, 07:02:36 ÖS
Bozkurt hocam haklı, mekanik olan sistemler uçakla,girdilerle,hidrolikler ile  alakalı, bağlı sistemler, bunları bu sisteme dökmek için bunları önce elektriksel sistem ve yazılıma dökmek lazım bence.Örneğin bir swichi,  bir tuşu dokunmatiğe haliyle bu  giyilebilir sisteme de aktarmak zor değil ama uçağa ve sistemlere doğrudan hareket yoluyla mekanı bağlı  sistemlerde bu zor olacaktır . En göz önündeki sistemlerden f-22 f-35 gibi uçaklarda yarı yarıya ekran üzerinden işlem yapabiliyoruz mesela. Bunları giyilebilir teknoloji yapmakta zor değil   ama tamda bozkurt hocanın verdiği örnekteki sistem gibi sistemler için önce başka sorunları halletmeleri uçakları baslı basına yapılandırmaları gerekir , bir şekilde tüm bunlar halledilse bile bu seferde  akıllara güvenlik konusu gelecek . Manuel olan sistemi uzaktan zarara uğratamaz sın uzaktan sızma yapamazsın ama yazılımlı olan elektrik ve program üzerine söz konusu olunca elektronik harp söz konusu olacak ve kimin bu teknolojiye sahip olduğu değilde, kimin bu teknolojiyi kendi yararına kullanabilecek bir anti teknolojisi varsa bu daha önem kazanacak. Isı güdümlü bir füzenin önlenmesi ile radar güdümlü bir füzenin önlenmesi ne derece farklıysa bu durumda ona dönecek.

İçinizdeki şeytan'dan kaçabilirsiniz ama arkanızdaki Şeytan'dan asla!


Çevrimdışı MeeBee

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 16
  • Attack: 100
    Defense: 100
    Attack Member
  • Karma: +3/-0
  • too close 4 missiles, switchin' 2 guns...
    • Profili Görüntüle
Yanıtla #5 : Eylül 25, 2018, 10:01:59 ÖS
Çok da ütopik bir konu değil. Günümüz uçaklarında yedek sistemler dışındaki tüm kontroller ya elektrikli ya da elektronik devrelere kumanda ediyor. F-16'nın levyesi force sensing stick yani X 65 te olduğu gibi sabit bir çubuk ve üzerine uygulanan basınca göre ilgili eksene yatış kumandası veriyor, yani o da elektrikli. Kaldı ki fly-by-wire den bu yana uçağı "uçurmuyorsunuz" sadece uçuş bilgisayarına yapmak istediğiniz manevrayı tarif ediyorsunuz. F-22 ve F-35 "Glass Cockpit" mantığıyla dizayn edilmiş uçaklar ve artık o resimdeki RWR ekranı da ön kokpiti boydan boya kaplayan led ekranların bir yerindeki PIP'den fazla birşey değil. Bir sonraki nesilde de bu led ekranların yerlerini HMCS üzerindeki yansımalara bırakması hiç de şaşırtıcı bir gelişme olmaz. Hele ki BAE gibi bir askeri teknoloji devi bunu haber yaptıysa bir yerlerde prototipleri çoktan denenmeye  başlanmış demektir.  ;)

_________________________________________________________________________________
 Though I fly through the valley of death, I shall fear no evil. For I am at 80,000 feet and climbing...


Çevrimdışı 112-Ripper

  • AkroTÜRK Pilotu
  • Kartal Filo Komutanı
  • *
  • İleti: 2704
  • Attack: 100
    Defense: 100
    Attack Member
  • Karma: +386/-86
  • Ne mutlu Türküm diyene!
    • MSN Messenger - emrebeskazak@hotmail.com
    • Profili Görüntüle
Yanıtla #6 : Eylül 25, 2018, 10:55:10 ÖS
Bozkurt o cihaz tamamen analog olduğu için öyle takoz gibi. Aynı seviyede hatta daha güvenilir aviyonik cihazları artık dijital olarak yapılabiliyor ve kalınlığı da modern cep telefonları kadar belki de daha ince yapılabilir. Hatta bu haberde de bahsettiği üzere sanal aviyonikler bile yapılabilir. Aynen F-35'te aslında HUD bulunmamasına rağmen o kaskı takıp panellerin üzerinden bakınca HUD olması gereken yerde bir HUD varmış gibi pilotun görmesidir. Bu teknolojiye sanal gerçeklik değil ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK (Augmented reality) denir. Yani gerçekle sanalın bir birine karışmış halde gerçek zamanlı deneyimlenmesi. Yapılabilirliğiyle ilgili hiç bir şüphe yok. Zaten var olan bir teknoloji. Sadece uçakların aviyoniklerini ona göre tasarlamak lazım. Bu gerekliliğin de 6. nesil bir uçakta bulunacağına kesin gözüyle bakılabilir. Uçağın üzerinden alınan ve aviyoniklere iletilen tüm veriler sadece tek bir incecik fiber optik kablo ile kaska iletilebilir. Zira günümüzde artık uçaklarda da fiber optikler kullanılmaya başlanmıştır. Artık fly-by-wire bile çağ dışı kalmış fly-by-light uygulamaları kullanılmaya başlanmıştır.

Bu yöntemle alakalı benim aklıma iki sıkıntı geliyor. Birincisi kaskın ağırlığının nasıl azaltılacağı. F-35'in kaskı bile şu anda neredeyse kullanılamayacak kadar ağır. Fakat bu sorun muhtemelen geçen zaman içinde kendiliğinden çözülecektir. Elektroniklerin durmadan giderek küçüldüğü unutulmamalıdır. İkincisi ise böyle değişken bir kokpitte çalışmanın gerçekten yararlı olup olmadığı sorusu. Yani acaba sabit değişmez ve yıllar içinde ezberlenmiş, kas hafızasına alınmış bir kokpit mi daha verimli olur yoksa sürekli o anlık ihtiyaçlara göre kolay erişilir yerlere öncelikli kumandaların yerleştirilmesine rağmen sürekli değişen bir kokpitte bulunmak mı. Açıkçası ben bu dinamik MFD, dinamik kokpit teorisine pek katılmıyorum. Çünkü görev sırasında yoğun zihinsel ve fiziksel stres altında bazen beyin dumura uğrayabiliyor. O anda da kas hafızası devreye girerek durumu kurtarabiliyor. Fakat dinamik bir kokpitte o anda aradığın düğme ya da başka bir şeyi yerinde bulamazsan işler biraz karışabilir. Çünkü öyle bir anda bana en lazım olan şey uçaktaki yapay zekanın bana önerdiği düğmeler değil benim aradığım düğmedir.
« Son Düzenleme: Eylül 25, 2018, 11:07:34 ÖS Gönderen: 112-Ripper »



“Devrimi, başlatan tamamlayacaktır.”


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23