Son 1 milyar yılda büzüştüğü bilinen Ay’ın, hâlâ büzüşmeye devam ettiği düşünülüyor. Bu da Ay’ın,jeolojik açıdan, tahmin edilenden
daha aktif olduğunu gösteriyor.Ay, oluşumu sırasında birçok meteorun bombardımanına uğramış, birçok çarpışma
geçirmiş, radyoaktif bozunmalar oluşmuş Bu da Ay’ın ısınmasına neden olmuş.Soğudukça da büzüşmeye başlamış.
Bu olayların çok eski zamanlarda gerçekleştiği kabul ediliyordu;ta ki, yeni çalışmalar Ay’ın hâlâ büzüştüğünü gösterene kadar.
Ay büzüştükçe, mantoda ve Ay yüzeyinde itme kuvvetleri oluşuyor ve birbiri üzerinde büyüyen, üzümü andıran kubbemsi yapılar görülüyor.
Bunlara “kırışıklık sırtları” deniliyor.Bundan yaklaşık 40 yıl önce Apollo 15, 16 ve 17 yüksek çözünürlüklü panoramik kamerayla kırışıklık sırtlarının bir kısmını fotoğraflamıştı. Görev gereği Ay’ın ekvator çevresini inceleyen Apollo,yüzeyin yalnız %20’sini inceleyebildiği için bilim insanları bu sırtların büzüşmeyle alakalı olup olmadığı ya da sadece ekvatorda gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda kesin yargıya varamamıştı. Ay Keşif Aracı (LRO) ile yapılan son araştırmalarda, kutuplara doğru konumlanmış 14 sırt daha tespit edildi.
Sırtların bazılarının, daha önceden oluşmuş olan kraterlerin üzerinde oluşması; en yaşlı kraterden daha genç olduklarını gösteriyor. En yaşlı krater 1 milyar yıldan daha genç olduğu için, sırt oluşumunun aslında çok yakın zamanda gerçekleştiği ve tektonik hareketlerin
hâlâ devam ettiği düşünülüyor. Bu da Ay’ın büzüşmeye devam ettiğini gösteriyor.Eğer yukarıdaki kuram doğruysa,
tektonik hareketler ve sırt oluşumları sırasında Ay’da depremlerin olması gerekiyor. Depremlerin çoğu, meteor çarpması, dünyadaki gelgitler ve gece gündüz arasındaki sıcaklık değişiminden, bir kısmı ise sırt oluşumundan kaynaklanıyor. Eğer sırt oluşumundan
kaynaklı bir deprem olduysa, 1970 yılında NASA astronotları tarafından Ay’a yerleştirilen sismometreler aracılığıyla bu deprem kaydedilmiştir.
Araştırmacılar, Apollo panoramik kamerasından çekilen görüntülerle, LRO’nun yeni görüntülerini karşılaştırıp son 20-30 yıl içerisinde bir değişiklik olup olmadığını kontrol edecek.Kırışıklık sırtları Güneş Sistemi’ndeki bazı gezegenlerde de mevcut.
Merkür, yaklaşık 1 kilometre yüksekliğinde ve yüzlerce kilometre uzunluğunda sırt oluşumlarına sahip. Aydaki sırtların
10 metre yüksekliğinde ve çok kısa oldukları düşünülürse, Merkür’deki sırtların devasa olduğu anlaşılır. Ay, son 1 milyar yılda 200 metre
büzüştüğü için sırtlar, Merkür’e göre oldukça küçük kalıyor. Merkür’deki sırtların devasa olmasının sebebi, oluşumu sırasında
Merkür’ün tamamen erimiş olması. Bu durumda soğuma hızı Ay’ınkine oranla yüksek kalıyor ve ciddi bir büzüşme görülüyor.
Büzüşme sonucunda da büyük sırt oluşumları görülüyor. Merkür örneğinde olduğu gibi, büzüşmenin ne kadar olacağının
incelenmesi için soğuma hızına bakmak gerekiyor. Soğuma hızını anlamak içinse gökcisminin iç yapısının incelenmesi gerekiyor. Bir gök cisminin iç yapısının incelenmesi, hem kendi oluşumu hem
de bulunduğu sistemin anlaşılması
açısından büyük önem arz ediyor.
Şimdi, bilim insanları Ay’daki sırt oluşumlarını incelerken, Ay’ın iç yapısı hakkında bilgi sahibi olmaya çalışarak, Güneş Sistemi’ni
anlamada yol kat etmiş olacak.
alntıdır( bilim ve teknik)